Altın Ayı 'Bana Dokunma' dedi 68. Uluslararası Berlin Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu. 25.02.2018 - 01:17 Güncelleme: 25.02.2018 - 01:17 2018-02-25 01:17:00 Berlin Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu. Büyük ödül Altın Ayı'yı İsrailli yönetmen Nadav Lapid imzalı “Synonymes” kazandı. Türkiye kökenli yönetmen Mehmet Akif Türkiye Berlin Film Festivali'ne güçlü gidiyor Bu yıl Türkiye'den Kız Kardeşler ve Aidiyet filmlerinin yer alacağı festivale, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TRT de katılacak. 69. Uluslararası Berlin Film Festivali'nde ''Altın Ayı'' için yarışan ''Kız Kardeşler''in senarist ve yönetmeni Emin Alper, ''Başlıca amacım umut hikayesini anlatmak. Daha iyi bir Türk yönetmen Emin Alper, 69. Uluslararası Berlin Film Festivali'nde (Berlinale) büyük ödül "Altın Ayı" için yarışan filmi "Kız Kardeşler"i tanıttı. pMOFS. Berlin Uluslararası Film Festivali'nde Altın Ayı için yarışan 18 film arasında çok sayıda favori bulunuyor. Ancak son sözü İngiliz aktör Jeremy Irons başkanlığındaki uluslararası jüri söyleyecek. Altın ve Gümüş Ayılar bu akşam Berlinale Palast'ta Berlinale Sarayı düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek. Kısa adı Berlinale olan festivaldeki favorilerden biri ABD'li bağımsız yönetmen Eliza Hittman imzalı “Never Rarely Sometimes Always.” Hittman, üçüncü uzun metrajlı filminde Pennsylvania'da küçük bir kasabada yaşayan, 17 yaşında hamile kalan Autumn'un hikayesini yalın bir dille anlatıyor. Autumn'un yaşadığı eyalette kürtaj olabilmesi için ebeveyninin izni gerekiyor, bu yüzden de bebeği aldırmak için kuzeni Skylar ile birlikte New York'a gidiyor. Filmin adı ise Autumn'un doktorun sorularına vermesi gereken yanıtlardan alıyor Asla, nadiren, bazen, Hittman / “Never Rarely Sometimes Always”Fotoğraf 2019 Courtesy of Focus Features Berlinale'nin ana yarışmasında en çok beğenilen filmlerden biri olan “First Cow” da yine ABD'li bağımsız bir yönetmenin, Kelly Reichardt'ın imzasını taşıyor. 19'uncu yüzyılda ABD'de “vahşi batı” olarak nitelendirilen Oregon'da yolları kesişen bir aşçı ile ticaret yapma hayalleri kuran bir Çinlinin dostluğunu anlatan film, özellikle görüntüleri ile izleyenleri Reichardt "First Cow"Fotoğraf Allyson Riggs/A24 Altın Ayı için yarışan filmler arasında favorilerden biri de ödüllü yönetmen Tsai Ming-liang'ın “Rizi” adlı filmi. Minimalist bir anlatımı olan filmde diyalog bulunmuyor. Günler anlamına gelen “Rizi”, kent merkezinden uzak bir evde yaşayan Kang ile Bangkok'ta küçük bir evde yaşayan Non'ın hayatlarından birer kesit sunarken, günün birinde bir otel odasında yollarının kesişmesini anlatıyor. Daha önce dört kere Berlinale'ye konuk olan yönetmen 1997 yılında “The River” ile Gümüş Ayı'nın sahibi olmuştu. Eleştirmenler “Undine”yi seçti Bu yıl uluslararası sinema eleştirmenlerinin en beğendiği film ise “Undine” oldu. Festivalin bağımsız ödüllerinden olan Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu FIPRESCI ödülü bu yıl Alman yönetmen Christian Petzold'un “Undine”sine layık görüldü. Petzold “Undine”de, sevgilisi tarafından terk edildikten sonra başka bir erkekle tanışarak yeniden aşık olan Undine'yi anlatırken, kendisini aldatan erkeği öldüren su perisi Undine efsanesini de yeniden yorumluyor. Berlinale'nin ana yarışmasına beşinci kez konuk olan çağdaş Alman sinemasının önemli yönetmenleri arasında sayılan Petzold, 2012'de “Barbara” ile Gümüş Ayı Petzold / “Undine”Fotoğraf Marco Krüger/Schramm Film Festivalde gösterilen bir diğer Alman filmi, Burhan Qurbani imzalı “Berlin Alexanderplatz” ise daha çok Alman sinema eleştirmenleri tarafından beğenildi. İranlı yönetmen Mohammad Rasoulof'un “Sheytan vojud nadarad” adlı filmi de Berlinale'de dikkat çeken yapımlardan biri oldu. İran'daki idam cezasını konu alan dört kısa filmden oluşan “Sheytan vojud nadarad”ın yönetmeni Mohammad Rasoulof ülkeden çıkış yasağı bulunduğu için Berlinale kapsamındaki galaya da katılamadı. Tartışmalı film Berlinale başlamadan önce adından söz ettiren, merakla beklenen “ ise büyük tartışma yarattı. Rus yönetmenler Ilya Khrzhanovskiy ile Jekaterina Oertel'in imzasını taşıyan “ seyretmesi zor işkence sahnelerinin yanı sıra, film setinde kadınlara yönelik baskıcı bir tutum izlendiği, yönetmenin iktidarını kötüye kullandığı iddiaları nedeniyle “skandal” olarak nitelendirildi. Deneysel bir proje olan DAU için Ukrayna'nın Harkov kentinde 13 bin metrekarelik alana, Sovyet lider Stalin döneminin totaliter atmosferini oluşturacak bir film seti oluşturuldu. Yaklaşık 400 kişinin yer aldığı, yıllar süren projede, oyuncular o dönemin kıyafetleri ile yaşadılar, o dönemin yemeklerini yediler. “ proje sonunda ortaya çıkan 700 saatlik çekimin ilk ürününü oluşturuyor. Gizli araştırmaların yapıldığı bir enstitünün kantininde görevli Natasha, birlikte çalıştığı Olga'dan nefret ediyor, enstitüye gelen yabancı bir bilim insanı olan Luc ile kısa bir ilişki yaşıyor ve sonunda istihbarat görevlisi Vladimir Azhippo'nun işkencelerine maruz kalıyor. “Filmde bütün duygular gerçek ama koşullar gerçek değildi” diyen yönetmen Khrzhanovskiy, her türlü baskı ve manipülasyon iddialarını reddetse de, “ festivalin “skandal” filmi olarak Potter / “The Roads Not Taken” Fotoğraf Adventure Pictures Berlinale'ye daha önce de konuk olan İngiliz yönetmen Sally Potter'in “The Roads Not Taken” parlak oyuncu kadrosu ile göz doldurmasına rağmen, eleştirmenlerden zayıf not aldı. Demans olan babası ile sabırla ilgilenen Molly'nin yaşadıkları, Sally Potter'in kendi deneyimlerinden yola çıkarak beyazperdeye aktardığı bir hikaye. Helene Mirren Onursal Altın Ayı ödülüne layık görüldüFotoğraf Berlinale/Piero ChiussiFilmin başrollerindeki ünlü oyuncular Javier Bardem ve Salma Hayek ile Elle Fanning bu yıl Berlinale'ye gelen ünlü isimler arasındaydı. Geçen senelere kıyasla daha az ünlü isim Ünlü isimleri Berlin'de görmek isteyen sinemaseverlerin bu yıl hayal kırıklığına uğradığı söylenebilir, Berlin bu yıl geçen senelere kıyasla daha az ünlü ismi ağırladı. Berlinale Special'de gösterilen “Minamata”da rol alan Johnny Deep, Berlinale Series programındaki “Stateless” dizisinde oynayan Cate Blanchett, Onursal Altın Ayı ödülüne layık görülen Helene Mirren, hayatını anlatan belgesel “Hillary”yi tanıtan ABD'nin eski Dışişleri Bakanı ve başkan adayı Hillary Clinton festivale gelen birkaç ünlü isim arasındaydı. Türkiye'den film yoktu Berlinale'de bu yıl festivalin hiçbir programına Türkiye'den film davet edilmedi. Festivalde Türkiye'den tek isim en iyi kısa filmi belirleyecek uluslararası jüride yer alan sinema küratörü Fatma Çolakoğlu oldu. Bunun yanı sıra yönetmen Onur Saylak bir teşvik ödülü kazandı. Saylak'ın “Bu Dünyada İki Tür İnsan Vardır” projesi 20 bin euro değerindeki Eurimages Ortak Yapım Geliştirme Ödülü'nü kazandı. Senaryosu yazar Hakan Günday'ın ait olan, Saylak'ın yeni film projesi Berlinale'ye paralel olarak düzenlenen Avrupa Film Pazarı çerçevesindeki Ortak Yapım Marketi'ne seçilen 21 yapım arasındaydı. Jülide Danışman / Berlin © Deutsche Welle Türkçe Herkese merhaba! Web sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz, burada Codycross Game'in tüm cevaplarını bulabilirsiniz. Codycross, android ve apple mağazasında en iyi bulmaca kelime oyunları tarafından bilinen Fanatee tarafından geliştirilen yeni harika bir kelime oyunu. Dünyaya çarpması ve gezegenimiz hakkında bilgi edinmenize yardım eden dost canlısı CodyCross'a katılın! Gezegenimizin dünyasını açığa çıkarırken uzayda ve zamanda seyahat edin tarih ve insanlığın bu zorlu kelime oyununda temalı bulmacalar aracılığıyla başarıları. Bulmacaları çözün ve güzel sahneleri keşfedin, bilgi ve becerilerinizi eşsiz bir kelime oyununda kullanın. Her doğru cevabın bulmacayı tamamlamana ve gizli kelimeyi ortaya çıkarmasına daha fazla götürdüğü yer! Cevaplar açık tutmak için birkaç sayfaya bölünmüştür. Bu sayfa Berlin'den Altın Ayı ile dönen ilk yerli film bulmacanın cevaplarını içermektedir. Berlin'den Altın Ayı ile dönen ilk yerli film Bu seviyeye çözüm susuz yaz Seviye listesine geri dön Loading comments...please wait... Daha fazla oyun AAOluşturulma Tarihi Şubat 17, 2019 103469. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Berlinale en iyi film dalında verilen Altın Ayı ödülünü İsrailli yönetmen Nadav Lapid’in Synonyms’ filmi kazandı. En İyi İlk Film ödülü Almanya adına yarışan Oray’ filmiyle Mehmet Akif Büyükatalay’a başkenti Berlin’de düzenlenen festivalin ödülleri, Berlinale Palast Sineması’ndaki törenle sahiplerini buldu. Fransız oyuncu Juliette Binoche’un jüri başkanlığını yaptığı festivalde En İyi Film’ için verilen Altın Ayı’ ödülüne İsrailli yönetmen Nadav Lapid’in Synonyms’ filmi layık yönetmen Wang Xiaoshuai’ın So Long, My Son’ filmindeki rolüyle Yong Mei’ye En iyi Kadın Oyuncu’ ödülü verilirken aynı filmde oynayan Wang Jingchun da En iyi Erkek Oyuncu’ dalında Gümüş Ayı ödülü VE KAZANANLAR69. Berlinale’de ödüllerin kategorileri ve kazananlar şöyle * En İyi Film Altın Ayı Nadav Lapid/Synonyms İsrail * Jüri Büyük Ödülü Francois Ozon/Grace a dieu Fransa * En İyi Yönetmen Angela Schanlec/İch war zu Hause aber Almanya * En İyi Kadın Oyuncu Yong Mei /So Long, My Son Çin * En İyi Erkek Oyuncu Wang Jingchun /So Long, My Son Çin* En İyi Senaryo Maurizio Braucci, Claudio Giovannesi ve Roberto Saviano/La Pranza dei bambini İtalya * Alfred Bauer Ödülü Nora Fingscheidt/Systemsprenger Almanya * En iyi sanatsal performans Kamara Rasmus Videbaek/Out Stealing Horses Norveç * En İyi İlk Film Mehmet Akif Büyükatalay/Oray Almanya* En İyi Kısa Film Altın Ayı Florian Fischer Johannes Krell/Umbra Almanya 7 Şubat’ta başlayan 69. Berlinale’de 74 ülkeden 400 film gösterilmiş, 16 film Altın Ayı ve Gümüş Ayı için yarışmıştı. Altın Ayı için yarışan filmler arasında Emin Alper’in Kız Kardeşler’ filmi de yer almıştı. Başka Sinema ve Kültür İçin Alan işbirliğiyle düzenlen Gaziantep Film Günleri, 24 Mayıs Perşembe saat Gaziantep Prestige Prime Mall sinemalarında Berlinale’den ödülle dönen YÜZ filminin gösterimi ile başlıyor. Türkiye’de İstanbul Film Festivali’nden sonra ilk kez Gaziantep’de gösterilecek YÜZ, kimlik, beden ve toplum politikalarına ciddi ancak kara mizahı ihmal etmeyen bir bakışla yaklaşıyor. Yönetmen Malgorzata Szumowska, filmini “yetişkinler için bir masal” olarak tanımlıyor. Etkinlik biletleri sinema gişesinden ve üzerinden satışta. Biletler tam 10 TL, öğrenci 8 TL. Birlikte Yaşamak alt başlığını taşıyan film programı, bu tema çerçevesinde yakın dönem dünya sinemasından öne çıkan ödüllü filmleri Gaziantepli sinemaseverlerle buluşturacak. Programda yer alan filmler 24-27 Mayıs tarihleri arasında Gaziantep Prestige Prime Mall sinemalarında Türkçe ve Arapça altyazılı gösterilecek. Yönetmenlerinin katılımıyla film gösterimleri Yakın dönem Türkiye sinemasından bol ödüllü iki film de program çerçevesinde Gaziantep’te seyircilerle buluşacak. Ceylan Özgün Özçelik ilk uzun metrajlı filmi KAYGI’nın 25 Mayıs’ta saat gösterimine katılarak seyircilerin sorularını cevaplayacak. KÖRFEZ’in yönetmeni Emre Yeksan da filminin 26 Mayıs’ta saat gösteriminde izleyicilerle buluşacak. Programdaki filmler günümüz dünyasında süregelen savaşların etkisiyle ortaya çıkan zorunlu göç, mülteci sorunu ve değişen sınırlar yanında başka temalarla da birlikte yaşamak’ kavramını ele alıyor. Aileleri ve daha geniş ölçekte toplumları bir arada tutan ya da koparan unsurlar bu filmlerin hikâyelerinde karşımıza çıkıyor. Savaş, aşk, dostluk, bellek, suçluluk duygusu, vb. temalar eşliğinde, tüm güçlüklere rağmen birlikte yaşamaya çalışan insanların ve hayvanların öyküleri sinemaseverleri bekliyor. Gaziantep Film Günleri çerçevesinde sinemaseverler Asghar Farhadi’nin Oscar ödüllü filmi SATICI’yı, Ildikó Enyedi’nin yönettiği ve geçen yıl Berlin’den Altın Ayı ödülüyle dönen BEDEN VE RUH’u, François Ozon imzalı FRANTZ’ı, Oscar’a aday gösterilen ilk Lübnan filmi HAKARET’İ, Aki Kaurismäki’nin mülteci sorununa kendi özgü mizahıyla baktığı UMUDUN ÖTEKİ YÜZÜ’nü ve Carla Simón’un bol ödüllü ilk filmi 93 YAZI’nı da izleyebilecekler. Programda ayrıca uluslararası prömiyeri bu yıl Berlin Film Festivali’nde gerçekleşen ZÜRAFAM isimli Hollanda yapımı çocuk filmi ve Avrupa Film Akademisi’nin kısa film seçkisi de yer alıyor. ZÜRAFAM 6 yaş üzeri çocuklar için uygun ve filmde tiyatro oyuncuları tarafından Türkçe simültane çeviri yapılacak. Gaziantep Film Günleri’nin ardından Kırkayak Kültür – Film Atölyesi Çarşamba gösterimleri Başka Çarşamba ile birleşerek her hafta çarşamba günü Gaziantep ve Diyarbakır’da özel Başka Sinema gösterimleri de düzenlenmeye başlayacak. 30 Mayıs’ta Mehmet Salih Demir’in yönettiği CANO, 6 Haziran’da ise Lynne Ramsay’nin yönettiği HİÇBİR ZAMAN BURADA DEĞİLDİN filmlerinin gösterimleriyle başlayacak Başka Çarşamba gösterimleri yıl sonuna kadar devam edecek. Böylece Gaziantep ve Diyarbakır’daki izleyiciler her hafta Başka Sinema filmlerinden bir seçkiyi izleme imkânına ulaşacaklar. Ayrıca özellikle yerli filmlerin yönetmen ve oyuncuları Gaziantep ve Diyarbakır’a giderek izleyicilerle buluşacak ve filmleri üzerine sohbet edecek. Bu düzenli gösterimlerin her iki kentteki sanat sineması severleri bir araya getirmesi ve sadık bir izleyici kitlesi oluşturması hedefleniyor. Bu film etkinliklerini takiben, Başka Sinema ve Kültür İçin Alan Gaziantep Film Günleri’ni şehrin kültür hayatının bir parçası hâline getirmeyi ve önümüzdeki yıllarda da bu etkinliği sürdürmeyi planlıyorlar. Program 24 Mayıs 1900 – Yüz 91′ 2100 – Hakaret 112′ 25 Mayıs 1200 – Frantz 113′ 1400 – Satıcı 124′ 1630 – ’93 Yazı 96′ 1900 – Kaygı 94′ – Yönetmenin katılımıyla 2130 – Beden ve Ruh 116′ 26 Mayıs 1200 – Yüz 91′ 1400 – Körfez 110′ – Yönetmenin katılımıyla 1630 – Kısa Film Programı 1 136′ 1900 – Umudun Öteki Yüzü 100′ 2100 – Hakaret 112′ 27 Mayıs 1200 – Zürafam 72′ *simültane seslendirme ile 1400 – Kısa Film Programı 2 143′ 1630 – Frantz 113′ 1900 – ’93 Yazı 96′ 2100 – Satıcı 124′ Gizli kalmış bir mücadele ve dayanışma öyküsünden yola çıkan film, son dönemin en başarılı “kendini iyi hisset” filmlerinden biriKeşke her gerçek bir hikayeye dayanıyor’ ibaresinin öyküsü “Pride / Onur”unki kadar ilginç ve ilham verici olsa. 1984’ün Margaret Thatcher dönemi İngiltere’sindeyiz. LGBTİ hakları için mücadele eden aktivistler, polisin neden onları rahat bıraktığını düşünürken, devletin kolluk kuvvetlerini madencilerin grevine tahsis ettiğini fark ediyor. Mark adlı aktivist, madencileri desteklemek için birkaç gönüllü daha buluyor. Ancak Madenciler Sendikası onların desteğini kabul etmiyor. Bunun üzerine Galler’de yardımı kabul eden bir madenci kasabası buluyorlar. Birbirlerinden farklı değerlere sahip LGBTİ aktivistleri ve erkek toplumu temsilcisi madenciler arasındaki buzlar zamanla eriyor. Madenciler direnişlerinde başarılı olamasa da İşçi Partisi LGBTİ haklarının kanunlaştırılmasında önemli rol oynuyor. Elbette Madenciler Sendikası’nın ısrarıyla...Gezi’yi yaşayan Türkiye’deki izleyiciye daha anlamlı gelecek“Onur” bu müthiş, dünyanın kötü gidişatının içinde umut veren hikayeyi izleyicisine sulandırmadan ve koyu tonlara boyamadan anlatıyor. Bir araya gelmesi kağıt üzerinde imkansız duran grupların bir araya gelip güçlenmesi, Gezi’yi yaşayan Türkiye’deki izleyiciye daha da anlamlı gelecek şüphesiz.“Onur”, sol değerler üzerinden yükselen bir kendini iyi hisset filmi. Hikaye, adım adım madenciler ve LGBTİ aktivistlerinin dayanışmasını verirken filmin özellikle finaldeki duygusal yoğunluğu etkileyici. Elbette Thatcher’ın grevi kırmak için yaptıkları, polis şiddeti filmde olduğu dehşetiyle gösterilmiyor ve film döneme pembe gözlüklerin ardından bakıyor. Ama “Onur” dayanışmadan doğan kazanımların yarattığı iyi hisleri anlatmayı seçiyor. Bu tercihiyle tam bir kalp hırsızı.“Onur / PrIde”Yön.Matthew WarchusOyn.Ben Schnetzer Mark, Andrew Scott Gethin, George MacKay Joe, Paddy Considine Dai, Bill Nighy CliffSen.Stephen BeresfordGör.Tat RadcliffeMüz.Christopher NightingaleAltın Ayı ödüllüMahmud Ahmedinejad hükümetine muhalif olduğu için sinemadan men edilen İran sinemasının en önemli isimlerinden Cafer Penahi’nin bu yılki Berlin Film Festivali’nden büyük ödül Altın Ayı ile dönen yeni filmi “Taksi Tahran / Taxi”. Penahi, kendi kimliğiyle taksi şoförü olarak Tahran sokaklarında dolaşıyor. Taksiye inip binen müşteriler eşliğinde günümüz İran toplumunun portresini mizahı ihmal etmeden çıkarıyor. Ama filmin en öne çıkan yanı Pehani’nin sinemaya duyduğu aşkın hiçbir yasakla, zorlukla azalmadığı, tam tersine arttığını göstermesi....Terminatör sil baştanBilimkurgunun en sevilen serilerinden “Terminatör”ün beşinci filmi “Terminatör Genisys”te serinin en başına dönüyoruz. Makinelere karşı isyanın lideri John Connor Jason Clarke, sağ kolu Kyle Reese’ı Jai Courtney, 1984 yılına annesi Sarah Connor’ı Emilia Clarke koruması için gönderiyor. Ancak Kyle güçlü, savaşa hazır bir Sarah Connor buluyor. Film, serinin zaman ekseninden kafası karışanlar için bitmek bilmeyen açıklamalarla dolu. Bütün bunların ortasında filme renk katan faktörlerin başında Arnold Schwarzenegger’ın Terminatör olarak varlığı geliyor. Filmdeki mizahın kaynağı da o. Sonuçta “Terminator Genisys”, ilk iki filmin gerisinde ancak üçüncü ve dördüncü filmden daha ilginç bir halka olduğu YENİSİ“SELMA/ ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞÜ”Akademi Ödülleri’nde beklediğini bulamasa da, Martin Luther King’in hak mücadelesinin belli bir dönemini düzgün şekilde anlatan film gözden diğerleri-Aktör Andrea Di Stefano’nun yönettiği ilk film“Escobar Kayıp Cennet / Escobar Paradise Lost”, Kolombiya’da uyuşturucu kaçakçılığından bir imparatorluk kuran Pablo Escobar’ın hikayesini aileye damat adayı olarak girip dehşete kapılan bir Kanadalı üzerinden anlatıyor. Film, suçluları kahramanlaştırma veya karizmatik gösterme eğiliminden uzak durmasıyla takdiri hak haftanın tek yerli filmi, korku türündeki Muzaffer Gülçek’in yönettiği “Alkarısı Cin-net”.-Sporda başarı öyküsü formülünü uygulayan “McFarland / McFarland, USA”, benzerlerinden Meksikalı, emekçi çocukları merkeze almasıyla ayrılıyor. Gerçek bir hikayeden yola çıkan film, Kevin Costner’ın canlandırdığı bir spor koçunun, tarlada çalışan göçmen çocuklardan zengin sporu uzun koşu takımı çıkarmasıyla yapımı korku “Araftaki Ev / La casa del fin de los tiempos”, uzun yıllar önce garip olaylar yaşadığı eve dönen bir kadının başına gelenlerin gizemini çözmeye çalışma süreci. Alejandro Hidalgo’nun yönettiği filmin, korku türünde zaman zaman ilginç filmler çıkaran İspanya’dan olması ümit Girl / Kayıp Kız”ın yazarı Gillian Flynn’ın diğer bir romanından uyarlanan “Karanlık Yerler / Dark Places”, ailesinin öldürüldüğü bir olaydan sonra verdiği ifadeyle abisinin hüküm giymesine neden olan bir kadını merkeze alıyor. Gilles Paquet-Brenner’ın yönettiği, başrollerini Charlize Theron, Chloe Grace Moretz ve Nicholas Hoult paylaşıyor. Gerilim polisiye türündeki film, ortalama eleştiriler hafta minik izleyicilere hitap eden iki film gösterime giriyor. İlki bir koyunun Ay’a gitme macerasını konu alan “Kıvırık Ay Macerası”. Diğeri ise Chuck Powers’ın yönettiği kimlik krizi yaşayan bir kurbağayı merkeze alan Malezya yapımı “Kurbağa Prens / Ribbit”.

berlin den altın ayı ile dönen ilk yerli film