Dtaj. Yorgun bacaklar, basınç hissi, kramplar, yanma, ağrı… Varisli damarlar, hayat kalitenizi ciddi oranda azaltabilir. Peki, varis ağrısı için verebileceğimiz iyileştirici öneriler neler olabilir? Kadınların yüzde 50’sinde, ister hafif, örümcek ağı görünümlü olsun ister ciddi miktarda ağrılı, rahatsız edici belirgin ve irileşmiş olsun, varisli damar sorununa ağrısı için en yaygın tedavi yöntemi ameliyattı. Günümüzde lazer daha çok tercih edilen bir yöntem haline geldi. Ancak bu çözümler varislerin tekrar oluşmayacağı anlamına ağrısı, dolaşım kaynaklı bir sorun olduğunda, varislerin tekrar oluşması mümkün. Genleriniz, hareketsiz yaşam tarzı ve beslenme tercihleri, varislerin ortaya çıkmasının ana yazıda size varis ağrısından basit ve ekonomik bir şekilde nasıl kurtulup, yaşam kalitenizi artırabileceğinizi Beslenme düzeninizi değiştirin Bacaklarınızı rahatlatmak ve üstünüzdeki ağırlık hissinden kurtulmak için her şeyden önce beslenme düzeninizi değiştirmelisiniz. Tuzdan, konserve yiyeceklerden, tuzlanmış yiyeceklerden, turşulardan, mezelerden ve kırmızı etten uzak durun. Bu yiyecekler sıvı birikmesine neden olur. Sıvı birikmesi ağrılarınızı daha kötü hale getirir. Lif tüketimi varislerin etkisini azaltmak için çok önemlidir. Yapılan çalışmalara göre, lif eksikliği karın bölgesindeki baskıyı artırıyor ve venöz yetersizliğine neden oluyor. Bu da varisli damar veya hemoroid oluşumuna yol açıyor. En sık verilen öğüt, meyve, sebze ve tam tahıl açısından zengin bir beslenme düzenine geçmektir. Bunların hepsi bağırsak yolunuza destek olacaktır. Özellikle flavanoid içeren portakal, limon, elma, kiraz, yabanmersini, kızılcık meyveler önerilir. Günde en az iki litre su için. 2. Şifalı bitkiler Bacaklardaki varislerden kaynaklanan ağrıları dindirip, ağırlık hissini gidermek için “venotonik ” denen şifalı bitkilere başvurulabilir. Bunlar kılcal damarların genişlemesini önleyen ve direncinizi artıran doğal kaynaklardır. Ayrıca, şişliği azaltan ve antioksidan etkisi olan anti-enflamatuvar bitkilerdir. Varis ağrısı için kullanabileceğiniz bitkiler, hamamelis yaprakları, kırmızı asma yaprağı ve Gingko Biloba olarak sıralanabilir. Bu bitkileri aktarlarda veya doğal ürünler satan dükkanlarda bulabilirsiniz. Bizim önerimiz, bu bitkileri istikrarlı bir şekilde, her gün kullanmanız. Ayrıca bu bitkilerden yapılmış krem veya jeller de bulabilirsiniz. Ağırlık hissini azaltmak için bu ürünlerle masaj yapabilirsiniz. Bunlar da çok etkilidir. 3. Hint at kestanesinin faydaları Hint at kestanesi, varis için en etkili bitkilerden birisidir. İçerisinde “eskin” adı verilen, kan akışını düzelten bir madde bulunur. Bu maddenin, şişliği azalttığını ve sıvı birikmesini önlediğini gösteren pek çok çalışma vardır. Hint at kestanesi, ağrıyı, ağırlığı ve krampları azaltır. Bacaklarınızdaki örümcek ağlarını tedavi etmekte etkili olduğu kadar ülser ve hemoroid tedavisinde de etkilidir. Hint at kestanesini aktarlardan veya doğal ürün satan yerlerden kapsül olarak alabilirsiniz. Bir tane kahvaltıda ve bir tane akşam yemeğinden önce olmak üzere, günde 2 adet 400 mg almanız önerilir. Bu sayede krampları önleyip varisli bölgelerdeki gece ağrılarını azaltabilirsiniz. Varis ağrısı için diğer öneriler Eve döndüğünüzde, 10 dakikanızı dinlenmeye ayırın ve ayaklarınızı havaya kaldırarak kanepeye uzanın. Altınıza bir yastık alıp ayaklarınızı duvara da dayayabilirsiniz. Bu şekilde şişlikleri azaltabilirsiniz. Varisli damar basıncını azaltmak için aloe vera da önerilir. Aloe vera bitkisinin içindeki jel ile masaj yapabilirsiniz. Ferahlatıcı ve dinlendirici bir etkisi olacaktır. Yattığınızda, bacaklarınız bedeninizin geri kalanından biraz yukarıda olmalıdır. En rahat pozisyonu elde edebilmek için bir yastık yeterli olacaktır. Tansiyon ölçümü de çoğunlukla ağrıyı etkili bir şekilde hafifletir. Masa başında, hareketsiz geçen bir yaşam tarzı edinmekten sakının. Sık sık hareket edin. Eğer masabaşı bir işiniz varsa, elinize geçen tüm fırsatları hareket etmek veya yürümek için değerlendirin. İşten eve döndüğünüzde, 20 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Bisiklete binmek de iyi gelecektir. Bacaklarınızdaki dolaşımı zorlaştıracak, aşırı sıkı kıyafetler giymekten kaçının. Isı ve soğukluk uygulamak da oldukça etkilidir. Sıcak bir bezi sorunlu bölgenin üzerine yerleştirip, varisli damara basınç uygulayın. Sonra aynı şeyi soğuk su ile ıslatılmış bir bezle yapın. Bu ısı değişimi hem bacaklardaki dolaşımın düzelmesini sağlar hem de rahatlatıcı bir etki yaratır. İlginizi çekebilir ... Toplardamarların deri altında mavi renkte genişlemiş olarak görülmesine varis denmektedir. Başlangıç aşaması damarların genişlemesidir. Genişleme sonucu şişlikler belirgin hale gelir ve damar çatlamalarına yol açar. Toplardamarlarda yetmezlik şikayeti gelişir ise bacaklar şişmeye başlar. Şişlik durumu varisli damarlarda pıhtı haline gelerek bacaklarda ağrı, şişlik ve kızarıklık olarak kendini belli görüntü rahatsızlığı veren varis zaman içerisinde şiddetli ağrılara da sebep olur. Erkeklere kıyasla kadınlarda varis hastalığı daha sık görülmektedir. İlerleyen yaş ile beraber varis görülmesi ve kişinin şikayetleri belirtileri ve çeşitleri nelerdir?Genetik yatkınlık ile geçebilen varis hastalığını kişinin yaşam şeklini oldukça etkilemektedir. Kişiden kişiye değişmekle birlikte en sık karşılaşılan şikayetler ise; bacaklarda ağrı, kaşınma, uyuşukluk, ağırlık ve mor – mavi renkteki olarak kılcal damar çatlamaları ile oluşan varisler üçe ayrılmaktadır. Bunlar; kılcal damar varisleri, retiküler varisler ve büyük toplardamar damar varislerine telenjiektazi denmektedir. Görüntüsü örümcek ağına benzemektedir. Sıklıkla gebelik ve hormon ilacı kullanan kadınlarda görülür. Retiküler varisler ise diz arkası ve ayak bileği çevresine görülür. Cilt hafif kabarık ve mavi renklidir. Büyük toplardamar varisi ise bacaktaki büyük toplardamarın yetmezliği ile oluşur. Kabarık ve yeşilimsi bir renge sahiptir. Bu sorunu yaşayan kişiler varis belirtilerinin hepsini olarak görünen varis hastalığı tedavi edilmez ise daha büyük sorunlara yol açabilir. Toplardamarda biriken iltihaplanma varisin yırtılıp kanaması ve oluşan pıhtının akciğere ulaşması gibi ciddi sağlık sorunlarına yol aksine kaplıcalar çok fazla sıcak olduğu için varis oluşumunu kolaylaştırır ve şikayetleri arttırabilirler. Hem varis hastalığına yakalanmamak için hem de şikayetleri azaltmak için yapılabileceklerden bazıları şu şekildedir;Koşu, yürüyüş, bisiklete binme gibi egzersizleri hayat düzeni haline getirmekUzun süre ayakta durmamak ya da uzun süre oturarak çalışmamakSürekli bacak bacak üstüne atmamakÇok sıkı ve dar elbiseleri uzun süre giyinmemekYorucu geçen günün ardından bacakları havaya kaldırarak bir süre dinlendirmekVaris tedavi yöntemleri nelerdir?Bilinen en geleneksel yöntem varisli damarların çıkartılmasıdır. Ancak bu yöntem hem çok zahmetlidir hem de iyileşme süreci oldukça zaman alır. Günümüzde tercih edilen yöntemler ise ameliyatsız lazer ile yapılan lazer, köpük, sklerotepari ve radyofrekans ile tedavi yöntemi Tedavi yöntemleri içinde en uygun ve güvenli yollardan biridir. İşlemde damarlar lazerden etkilenerek yapıştığı damar duvarını bırakması amaçlanır. Zararsız olan bu yöntemde derin damarlardaki normal kan akışı ile tedavi yöntemi Bu yöntem ile varisleşmiş damarların kapatılması amaçlanır. Orta kalınlıktaki damarların kapatılmasında bu yöntemin kullanılması daha uygundur. Lazer yöntemine kıyasla daha dar damarlar da tedavi tedavi yöntemi Köpük tedavi yöntemine benzemektedir. Bu işlemde köpük kullanılmadan çok daha dar ve kılcal damarların kapatılması sağlanır. Hızlı ve ağrısız bir ile tedavi yöntemi Lazer ile tedavi yöntemine benzemektedir. Varisli damarın içine yerleştirilen radyofrekans probu damar içerisine yerleştirilir. Prob ısınarak damarın iç yüzeyinin yanarak yapışması sağlar ve işlem tamamlanır. VARİS VE VENÖZ YETMEZLİK HASTALARINDA HANGİ ŞİKAYET VE BELİRTİLER GÖRÜLÜR? Hastalarda temel olarak 2 ye ayrılan şikayetler olur. Bu şikayetler birlikte de görülebilirler, ayrı ayrı da ve şikayetler yaz ayında ve sıcak ortamlarda artar Kozmetik / Estetik Bulgular Ciltte deriden kabarık olan ve/veya olmayan mavi, yeşil, kırmızı renkte damarlar belirir. Özellikle ilk olarak ayak iç topuğunun etrafında sıktır. Daha sonra kılcal olan bu damarlar büyüyüp başka yerlerde de ortaya çıkar. Bacakta örümcek ağına benzer kılcal damarlar gözlenir. Daha ileri aşamalarda damarlar genişleyip kalem kalınlığında deriden kabarık hale gelir. Tıbbi Bulgular Estetik görüntüler ortaya çıkmadan veya ortaya çıktıktan sonra da görülebilir. Kaşıntı, ağrı, kramp, huzursuz bacak hissi görülebilir. Bu şikayetler özellikle akşamları artar. Bacakta ödem ve şişlik başlar. Bu şişlik ilk olarak ayak bileğinde ortaya çıkar. Hasta günler geçtikçe ayakkabıların sıktığından şikayetçi bacakta sıcaklık artışı ve ateş basması şikayetleri oluşur. Hastalar bu dönemde uygun tedavi edilmezse 4 önemli sorun ortaya çıkar; Varisli damarın iltihabı Tromboflebit Varisli damarın tıkanması Derin ven trombozu, DVT Varis yarası Varisli damarın deriye açılması ve kanama 1- KAŞINTI Gizli varis hastalığının en önemli şikayetlerinden birisidir. hastanın bacaklarında yaygın bir kaşıntı vardır ama nedenini hem kendisi hem de doktoru bulamaz. işte bu hastalara en iyi tanı yöntemi ayakta dururken yapılacak olan renki Dopler Ultrason tetkikidir. Bu hastalarda genellikle dıştan görünmese bile içeride iç varis yani toplardamar kapak yetmezliği ve reflüsü vardır. Ayrıca kaşıntı; Özellikle yaşlı bireylerde kaşıntı şikayeti sık rastlanmakta olup çeşitli çalışmalarda sıklığı % 8,8 ila % 32 arasında değişmektedir. 65 yaş üstü bireylerde kaşıntı şikayetine rastlama riskinin 3 kat arttığını belirtmiştir. Kronik kaşıntıya deri kuruluğu ve hastalığı eşlik edebilmektedir. Ayrıca kronik kaşıntısı olan yaşlı bireylerde başka hastalıkların oluşma riski sıktır. Diyabet, varis ve kronik venöz yetmezlik sık rastlanan ek hastalıklardandır. Ayrıca kronik kaşıntı kişinin genel sağlık durumu bozukluğu ile ilişkili olup hayat kalitesini olumsuz etkilemektedir. KAŞINTININ MUAYENE İLE ANLAŞILMASI Hastalarda genel bulguların değerlendirilmesi önemli olup ateş varlığı enfeksiyon gibi nedenlere işaret edebilir. Kronik kaşıntı semptomu olan yaşlı bireylerin değerlendirilmesinde önemli basamaklardan biri de kaşıntıya deri lezyonunun eşlik edip etmediğinin belirlenmesidir. Çoğu yaşlı bireylerde kaşıntıya deri lezyonu eşlik etmekle birlikte deri lezyonunun eşlik etmediği kronik kaşıntılar özel araştırma gerektirmektedir. Deri lezyonun eşlik etmediği kronik kaşıntı nedenleri çok sayıda olup yukarıda ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. Özgün bir deri hastalığının olmadığı bireylerde bile sıklıkla kaşıntıya bağlı deride pullanma yani ekskoriyasyon, likenifikasyon, renk değişikliği hatta egzema deri değişiklikleri olabileceğinden bunların deri hastalığı olarak yanlış tanı almaması önemlidir. Deri lezyonu bulunan hastalarda özel bir deri hastalığı tanısı koymakta güçlük çekiliyorsa deri biyopsisine ve gerekirse direk immünflöresan yöntemine özelikle büllöz hastalıklarda başvurmalıdır. Hastanın derisine dokunulunca enfeksiyona bağlı ısı artışının veya derinin elastikiyeti değerlendirmesiyle deride kuruluk olup olmadığı bakılabilir. Dermografizm muayenesi derinin sert ve künt bir obje ile lineer tarzda çizilmesi sonrası çizilen doğrultuda kırmızı kabarıklık oluşup oluşmadığının değerlendirilmesidir. Kabarıklık oluşması dermografizmin pozitif olduğu anlamına gelir ve derinin aşırı hassasiyetini, hafif travmaya bile histamin salındığını muayenede tırnak ve saçlı derinin incelenmesi altta yatan dermatolojik ya da sistemik hastalık açısından ipucu verebilir. Bunun dışında dermatolojik muayene altta yatan sistemik hastalık açısından da ipucu verebilir. Örnek olarak sarılık kolestaza bağlı, peteşiler hematolojik malignensiye bağlı kaşıntıyı düşündürebilir. Ayrıca organomegali olup olmadığının değerlendirilmesi için karın muayenesi ve lenfadenopati açısından lenf nodlarının muayenesi unutulmamalıdır. Daha önce belirtildiği gibi senil pruritus tanısı koymadan önce mutlaka olası sistemik nedenler ekarte edilmeli ve gerekli hastalarda kan tetkiklerine ve görüntüleme yöntemlerine başvurmalıdır. KAŞINTI İÇİN YAPILAN LABORATUVAR TESTLERİ Bazı yazarlar ilk vizitte laboratuvar tetkiklerinin gerek olmayabileceğini savunmakta ve derideki kuruluk yani kserozise yönelik ampirik tedavi sonrası yanıt alınamayan hastalarda sistemik hastalıklar açısından tetkik yapılmasını önermektedir. İlk laboratuvar değerlendirmelerinde böbrek fonksiyon testleri, karaciğer fonksiyon testleri, tiroid fonksiyon testleri, tam kan sayımı, periferik yayma, sedimentasyon, CRP, hepatit C tetkiki, serum kalsiyum, glukoz, demir ve ferritin önerilmektedir. Bazı yazarlar tarama testlerine göğüs grafisini, yaşa uygun tümör belirteçlerini, immünglobülinleri ve büyük abdestte parazit tetkiklerini de eklemektedir. Protein elektroforezi ve idrar tetkikinin ilk taramada yapılmasını öneren yazarlar da vardır. Tam kan sayımı enfeksiyona, karaciğer testleri bozukluğu safra yollarında tıkanmaya ya da diğer karaciğere bağlı kaşıntılara, sedimentasyon yüksekliği bağışıklığa bağlı hastalıklara ya da kansere işaret edebilir. Kan testlerinde tespit edilen eozinofil yüksekliği, altta yatan kanser, parazit enfeksiyon göstergesi olabilir. Egzema deri lezyonlarının allerjik kaynaklı olup olmadığının anlaşılması için yama patch test veya fototest gerekebilir. Kaşıntı dermatom sahasını içeriyor ya da semptomlar ve bulgular nöropatik kaşıntıyı düşündürüyorsa MR gibi tetkikler yapılabilir. Klinik şüphe durumunda abdominal USG, serum protein elektroforezi, gayta tetkiki, tomografi, HIV serolojisi gibi ileri tetkikler istenebilir. Kaşıntı ile kanser ilişkisi yukarda anlatılmış olup hangi hastalarda ayrıntılı tetkikler yapılacağı semptom ve bulgulara göre karar verilmelidir. Son olarak birçok yaşlı hastada kaşıntıya neden olabilecek birden fazla faktörün bir arada bulunabileceği dolayısıyla tüm bunlara yönelik önlemler alınması ve tedavi verilmesi gerekebileceği unutulmamalıdır. KAŞINTI TEDAVİSİ Bazı bireylerde tedaviye uyumu güçleştiren bilişsel ve fiziksel fonksiyonlarda kısıtlama sık olduğundan kaşıntı tedavisi zorlu olabilmektedir. Tedaviyi planlarken hastanın bilişsel ve fiziksel fonksiyon kapasitesi iyi değerlendirilmeli, eşlik eden sistemik hastalıklar göz önünde bulundurulmalı ve bu hastalarda çoklu ilaç kullanımı nedeni ile olası ilaç etkileşimleri ve verilecek olan tedavilerin yan etkileri önceden hesaplanmalıdır. HASTA EĞİTİMİ Öncelikle hasta eğitimi önemli olup kaşıma hareketinin deride inflamasyon yani yangı cevabına neden olduğu ve bu kısır döngüyü yenmek için mümkün oldukça kaşıma hareketinden kaçınmaları gerektiği anlatılmalıdır. Genel önlemler, deriyi onarma ve nemlendirmeDİR. Kaşıntıların önemli bir kısmında altta yatan neden derinin kuruluğu yani kserozistir. Bazı doktorlar Prof. Dr. Ahmet Akgül'de aynı görüştedir kserozis bulgularının her zaman muayenede fark edilemediğini ve her kaşıntılı hastada deri kuruluğuna yönelik önlemler alınması gerektiğini savunmaktadır. Yine egzematöz deri lezyonları ile seyreden kaşıntılı durumlarda altta yatan nedenin deri bariyer bütünlüğünde bozulma olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla yaşlılarda ve özellikle kserozisin eşlik durumlarda kaşıntı tedavisinin en önemli basamaklarından biri nemlendiriciler ve bariyer onarıcı kremlerdir. Bu bölgesel olarak kullanılan merhemler, deriden su kaybını azaltarak ve deriye uyarıcı maddelerin geçişini engelleyerek kaşıntıyı yatıştırmaktadır. Düzenli olarak ve özellikle banyo sonrası, tercihen düşük ph' ya sahip nemlendiriciler ve bariyer onarıcılar kullanılmalıdır. Üre doğal bir nemlendirici olup kserozis, atopik dermatit, egzema, kontakt dermatit, psoriasis gibi kaşıntılı hastalıklarda etkili bulunmuştur. Bu nedenle düşük ph'ya sahip krem ve nemlendiricilerin derideki asiditeyi idame ettirmelerinin dışında proteaz aktvitesini baskılayarak kaşıntı şikayetlerini azalttıkları düşünülmektedir. Tırnaklar kaşıntıya bağlı komplikasyonları azaltmak için kısa tutulmalı, kışın ortam nemlendiriciler yazın ise klima kullanılmalı, banyo süresi kısa tutulmalı ve deri kuruluğunu önlemek için sıcak su yerine ılık su tercih edilmeli, alkol ve yüksek ph içerikli temizleyiciler ve bölgesel ilaçlardan kaçınılmalı. Sıcak ortamın kaşıntı hissini artırdığı unutulmamalı. Ayrıca ince bol giysiler giymek ve tahriş edici kumaşlardan yapılmış kıyafetlerden uzak durmak kaşıntı hissini azaltmaktadır. BÖLGESEL TEDAVİLER KREMLER, POMADLAR, MERHEMLER Kortikosteroidler ve steroid içeren ilaçlar Kortikosteroidlerin direk kaşıntı giderici etkileri olmamakla birlikte özellikle yüksek streoidli kremler inflamsyonu önleyici etkileri ile kaşıntı şikayetlerinin gerilemesine yardımcı olmaktadır. Ancak yüksek dozda steroidlerin özellikle yaşlı hastalarda uzun dönem kullanımında deri incelmesi, kılcal damar oluşumu, varis oluşumu, telenjiektazi oluşumu riskleri vardır. Bölgesel kullanılan bağışıklık bastırıcı ilaçlar Atopik dermatite bağlı kaşıntılarda etkilidir. Mentol Mentol bitkisel kaynaklı bir siklik terpen alkolü olup %1-3 konsantrasyonda kaşıntı giderici olarak kullanılmaktadır. Deride serinleme hissine ve kaşıntının azalmasına yardımcı olmaktadır. Yan etkisi yok denecek kadar azdır. Bölgesel kullanılan aneztezik ilaçlar Hemodiyaliz hastalarında olan kaşıntılarda etkilidir. Ayrıca dermatit, egzema ve sedef hastalarındaki kaşıntıda etkilidir. Kapsaisin içeren kremler Kapsaisin içeren kremler ağrı ve kaşıntı uyarısının iletiminde önemli rolü olan TRPV1 reseptörünü aktive ettiği gösterilmiş ve özellikle yaşlı bireylerde sık görülen nevralji, ve sinir hasraına bağlı kaşıntılarda kullanılır. Kannabinoid içeren pomadlar Kannabinoidler derideki duyusal sinir uçlarındaki CB1 ve CB2 reseptörlerine bağlanarak kaşıntı giderici etki göstermektedirler. Çeşitli çalışmalarda N-palmitol-etanolamin PEA' nin hemodiyaliz235, atopik dermatit236 ve diğer nedenlerle oluşan kronik kaşıntıda237 etkili olduğu bildirilmiştir. Allerji giderici merhemler Allerji giderici merhemler özellikle sinek ısırıkları ve yanıklara bağlı kaşıntılarda sıklıkla kullanılmaktadır. Allerji giderici olmalarına rağmen bu merhemler allerjik ya da fotoallerjik dermatite neden olabildiği bilindiğinden, atopik dermatit gibi hastalıklardaki kaşıntılarda ve yaşlılarda görülen kaşıntılarda kullanılması önerilmemektedir. Salisilik asit içeren pomadlar Keratolitik yani deri kalınlaşmasını azaltmasından dolayı kaşıntısı olan hastalarda kullanılabilir. Kadife Fasülyesi Bu bitkinin merhemi kaşıntı tedavisinde etkili olduğu bildirilmiştir. Ağızdan alınan ilaçlar Allerji giderici ilaçlar Antihistaminik ilaçlar Histamin, vücutta kaşıntıya neden olan enzimdir. Bu enzimin etkisini azaltan ilaçlar kaşıntı tedavisinde kullanılabilirler. Ayrıca son yıllarda kaşıntıyı oluşturan histamin dışında bir çok enzim de keşfedilmiştir, bu durum da her türlü kaşıntıyı antihistaminiklerle etkin şekilde baskılamanın mümkün olmadığına işaret etmektedir. Ürtiker, allerjik kaynaklı ve histamin aracılı kaşıntı ile seyreden hastalıklarda antihistaminikler yıllardır etkin bir şekilde kullanılırken diğer kronik kaşıntılı durumlarda antihistaminiklerin kullanımı tartışmalıdır. Yine de çeşitli deri hastalıkları ya da bilinmeyen nedenli kronik kaşıntılarda yüksek doz sistemik antihistaminiklerin etkili olduğu gösterilmiştir. Ancak özellikle yaşlı bireylerde ağızdan alınan antihistaminikleri yüksek doz kullanırken oluşabilecek yan etkilere dikkat etmek gerekmektedir. Ağızdan kullanılan antihistaminikler kan beyin bariyerini geçebildiğinden yaşlı bireyler bu ilaçların konfüzyon, sedasyon ve bilişsel fonksiyonlarda azalma gibi yan etkileri açısından daha fazla risk altındadır. Ayrıca taşikardi, aritmi, ağız ve göz kuruluğu, idrar birikimi, hipotansiyon, göz bebeklerinde büyüme ve kabızlık gibi yan etkilere yol açabilirler. Bu durum özellikle yaşlı bireylerde sık görülen prostat büyümesi, kardiyak problemler ve glokom gibi hastalıkların kötüleşmesine neden olabilir. Geriatrik hastalarda olası risklerine rağmen bazı yazarlar özellikle gece artan ve uyku bozukluklarına yol açan kaşıntılarda sedatif antihistaminiklerin verilmesini önermektedir. Yine kaşıntı tedavisinde önce sabah saatlerinde nonsedatif sistemik antihistaminik başlayıp cevaba göre doz artırılabilir ve ikinci aşama olarak günün ilerleyen saatlerinde sedatif olanlar eklenebilir. Depresyon ilaçları Amitriptilin, doksepin ve trimipramin içeren ilaçlar kaşıntıyı önlemede kullanılabilirler. Özellikle pskikolojik ve nörojenik kaşıntılarda etkilidir. Sinir sisteminde serotonin hormonunu etkileyen depresyon ilaçları Ondansetron içeren ilaçlar serotonin ve histamin seviyesini azaltmaktadır. Bu mekanizma kaşıntı tedavisinde kullanılmaktadır ve özellikle safra ve üre yüksekliğine bağlı kaşıntılarda etkilidir. Buna rağmen özellikle yaşlı hastalarda kabızlığa yol açabilir. Nöroleptikler Gabapentin ve pregabalin içeren ilaçlar beyindeki GABA denen enzimi etkileyerek beyindeki kaşıntı algısını önler. Özellikle böbrek hastalığına bağlı kandaki üre yüksekliğinde yani üremik kaşıntıda etkili oldukları bildirilmiştir. Ancak özellikle yaşlı kişilerde sık görülebilen böbrek hastalıkları durumunda doz ayarlaması yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Nöroleptikler ilaçlar koldaki kaşıntı, sinir hastalıklarına bağlı nevralji gibi nöropatik kaşıntılarda da kullanılmaktadır. Nöroleptikleri yaşlı bireylerde kullanırken uykuya meyil, kilo alımı, bacaklarda şişlik ve kabızlık gibi yan etkilerine dikkat etmek gerekmektedir. Fototerapi Psoralen-ultraviyole A PUVA ve darbant-UVB db-UVB gibi fototerapiler senelerdir dermatolojik hastalıkların tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmakta olup çeşitli mekanizmalarla kaşıntıyı azalttıkları düşünülmektedir. UVB fototerapisi üremik, safra birikimi ve HIV ile ilişkili kaşıntıda etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Bunun dışında dbUVB nedeni bilinmeyen yaygın kaşıntı tedavisinde de etkilidir. PUVA kaşıntının eşlik ettiği psoriasis, atopik dermatit, mikozis fungoides ve liken planus gibi dermatolojik hastalıklarda etkili olmakla birlikte polisitemi veraya bağlı kaşıntıda ve AP' de de etkilidir. Fototerapi ilaç etkileşiminin ve tedaviye uyum probleminin olmaması nedeniyle özellikle yaşlı hastalarda uygulanabilecek bir yöntemdir. Hem dbUVB hem de PUVA tedavisi çeşitli dermatolojik hastalıklarda yaşlı bireylerde etkin ve güvenilir biçimde kullanılmaktadır. Dolayısıyla kronik dirençli kaşıntı şikayeti olan yaşlı hastalar için uygun bir tedavi seçeneğidir. Ancak uzun dönemde özellikle açık tenlilerde deri kanseri riski unutulmamalıdır. Psikoterapi Psikoterapi kronik kaşıntıdaki yeri için geniş çalışmalara ihtiyaç olmakla birlikte ilaç tedavisini destekleyebilmektedir. Ayrıca hasta eğitimi yanısıra davranışcı bilişsel tedaviler kaşıntı sıklığını azaltabilmektedir. Davranışçı tedaviler psikojenik kaşıntılarda da etkili olabilmektedir. Kronik kaşıntısı olup eşlik eden depresyonu ya da diğer psikiyatrik hastalıkları bulunan hastaların psikoterapiden fayda görebileceği düşünülmektedir. Bunların dışında psikolojik tedaviler atopik dermatite bağlı ve HIV ile ilişkili kaşıntılarda etkili olabilmektedir. Akupunktur Akupunktur kaşıntının sinir iletimini baskılayarak kaşıntı giderici etki göstermektedir. Akupunkturun nöropatik ve üremik kaşıntıda kullanılabilmektedir. Yukarıda sayılan tedaviler dışında kronik ve dirençli kaşıntıları olan hastalarda sistemik steroidler ve azatiopirin, mikofenolat ya da metotreksat gibi bağışıklığı baskılayan ilaçlar da verilebilebilmektedir. Benzer şekilde nedeni bulunamayan kaşıntıda siklosporin A kullanılabilmektedir. Ayrıca kronik karaciğer hastalığına bağlı kaşıntıda parlak ışık tedavisi ve belli bir yerdeki kaşıntılarda deri bölgesi stimülasyonu gibi yöntemler uygulanabilmektedir. Yara Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız Yara hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış" denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış" denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız Sürekli ayakta duran veya oturan kişilerde görülebilen varis, kötü görünümün yanı sıra hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Genellikle 40 yaş ve üstü kişilerde görülen varis problemini tedavi etmek için bitkilerden at kuyruğu otu, yiyeceklerden soğan, pancar, bitki çaylarından biberiye çayı, içeceklerden maydanoz suyu, sebzelerden ıspanak, meyvelerden ise kiraz tüketilmesi Faydalı BitkilerVarise iyi gelen bitkilerin içerisinde ekinezya, guggul, maydanoz, at kuyruğu otu, at kestanesi, hamamelis, çoban püskülü, tavşan kirazı dolaşımına direkt etki eden bitkiler sayesinde varis oluşumunu önleyebilirsiniz. İdrar atıcı ve damarları temizleyici etkisi olduğu bilinen bu bitkiler, kan dolaşımını sağlayan kapakçıkların çalışmasını da düzenler. Bahsetmiş olduğumuz bitkiler sayesinde iltihaplanma önlenir ve kan dolaşımı İyi Gelen YiyeceklerVarisi iyileştiren yiyecekler pancar, zencefil, kiraz, narenciye, soğan, incir, elma kabuğu, üzüm, kuşkonmaz varis sorununu ortadan kaldıracak besinler olarak damarlardaki sorunun giderilebilmesi için etkin özelliği idrar söktürücü ve iltihap atıcı olan yiyecekler tüketilmelidir. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz yiyecekler de varisli damarlarda oluşan iltihapları söker atar. Bu yiyecekleri tüketerek damarlarınızda kan dolaşımının daha hızlı ve rahat yapılmasını sağlayabilirsiniz. Varisi önlemenin en kolay yollarından Engelleyen Bitki Çayları ve İçeceklerVarisi önleyen bitki çayları ve içeceklerin içerisinde maydanoz suyu, atkuyruğu çayı, zencefil suyu, biberiye çayı, yeşil çay, üzüm suyu, at kuyruğu çayı, adaçayı, elma sirkesi yer detoks etkisi yaparak ödem atılımını sağlayan bahsetmiş olduğumuz çaylar ve içecekler iltihaplanmaların da önüne geçmektedir. Varislere de iyi gelen bitki çayları sayesinde kan dolaşımı, varis iltihaplanmaları ortadan Önleyen Egzersizler ve HareketlerBisiklete binmek, yüzmek, günlük olarak yürümek kan dolaşımını hızlandırır. Baldırlardaki ve bacaklardaki kasların düzenli olarak çalışmasını sağlar. Bu da varisin azalmasına yardımcı olur. Boy kilo indeksine dikkat etmekte önemlidir. Kiloya bağlı olarak varisler daha kolay gelişir, ilerler. Kadınlarda kan dolaşımının azalmasına neden olacak dar elbiseler tercih edilmemelidir. Dar pantolon, kemer varislerin daha kolay oluşmasına neden olur. Varis Tedavisinde Tüketilen SebzelerVarise iyi gelecek sebzelerin içerisinde pazı, ıspanak, brokoli, lahana, roka, maydanoz, kara lahana, su teresi, karahindiba, tere tedavisinde kullanılan ve etkili olduğu bilinen bu sebzeleri günlük olarak tüketmeniz halinde varis ağrılarını hafifletebilir, varis oluşumunun önüne geçebilirsiniz. Varis iltihaplanmaları ve diğer kan dolaşımı sorunlarını ortadan kaldıran sebzeler aynı zamanda yakınmaların azalmasını İyileştiren MeyvelerVarislere iyi gelen meyvelerin içerisinde elma, üzüm, kiraz, incir, narenciye, avokado, mango, böğürtlen, vişne yer meyveler, toplar damarlardaki oksidan maddelerin zararlı etkilerine karşı vücudun daha dirençli olmasını sağlar. Varis problemi cerrahi yöntemlerle tedavi edebileceği gibi bazı meyveleri tüketerek de ortadan kalkabilir. Vücutta oluşan iltihaplanmaların önüne geçen ve damarları açan meyveler aynı zamanda iyi bir idrar İyi Gelen ÜrünlerVaris probleminden kurtulmanızı sağlayacak bitkisel özlerden yukarıda bahsettik. İçeriğimizin bu kısmında ise varise iyi gelen kremleri inceleyeceğiz. İşte varise iyi gelen en iyi Gör HepsiBurada Fiyatlarını GörN11Fiyatlarını Gör Trendyol Fiyatlarını Gör1. Sinoz Çatlak KremiAradığınFiyatlar HepsiBurada Fiyatını GörN11Fiyatını Gör Trendyol Fiyatını GörListemize Sinoz markasının kremiyle başlıyoruz. Formülündeki allantoin bileşeni ile varis problemini ortadan kaldıran ürün, ilk kullanımdan itibaren daha sıkılaşmış bir cilde sahip olmanızı destekliyor. Spor ve ani kilo değişimlerinin sebep olduğu çatlaklarla mücadele eden krem aynı zamanda cildin nem ihtiyacını karşılıyor. Bu sayede kuruluk gibi problemler yaşamazsınız. Son olarak hızlı emilen formülü sayesinde yağlı bir hissiyat bırakmayan ürünün antioksidan etkisiyle cildinizi rahatlatacağını Nivea Q10 Sıkılaştırıcı LosyonAradığınFiyatlar HepsiBurada Fiyatını GörN11Fiyatını Gör Trendyol Fiyatını Gör10 günde gözle görülür bir şekilde daha sıkı bir cilde sahip olmanızı destekleyen ürün, içerisindeki güçlü antioksidanlar sayesinde vücudunuzun rahatlamasını sağlıyor. Özel formülü sayesinde ciltteki varis problemini kısa sürede çözen losyon aynı zamanda 48 saat boyunca yoğun nemlendirme sağlıyor. Ayrıca yoğun Q10 ve C vitamini içeriği sayesinde ürünün daha elastik bir cilde sahip olmanızı sağlayacağını Dermaderm Formulacellux Çatlak Önleyici KremAradığınFiyatlar HepsiBurada Fiyatını GörN11Fiyatını Gör Trendyol Fiyatını GörÖzel olarak geliştirilmiş formülü sayesinde kısa süre içerisinde varis problemini ortadan kaldıran ürün, ilk kullanımdan itibaren cildin elastikliğini arttırıyor. Bitkisel içeriği sayesinde karın, kalça, göğüs ve basen bölgelerinde çatlak oluşumunu engelleyen ürün aynı zamanda cilde nem desteği sağlıyor. Bu sayede cildiniz hem çatlaklardan kurtulur hem de daha yumuşak bir yapıya Mecitefendi At Kestanesi Özlü Masaj KremiAradığınFiyatlar HepsiBurada Fiyatını GörN11Fiyatını Gör Trendyol Fiyatını GörMecitefendi markasının ne kadar kaliteli ürünler ürettiğini gayet iyi biliyoruz. İçerisindeki at kestanesi özü sayesinde varis problemine karşı savaşan krem, kısa süre içerisinde bu problemden kurtulmanızı sağlıyor. Formülündeki özler sayesinde cildin nem ihtiyacını karşılayan ürün, bu sayede daha yumuşak ve esnek cilde sahip olmanızı sağlıyor. Son olarak bu ürünün tamamen doğal içeriğe sahip olduğunu Diamond Hair ScrubAradığınFiyatlar HepsiBurada Fiyatını GörN11Fiyatını Gör Trendyol Fiyatını GörListemizi Diamond Hair markasının scrubuyla bitiriyoruz. İlk kullanımdan itibaren cildi ölü derilerden arındıran ürün, kan dolaşımını hızlandırarak varis probleminin ortadan kalkmasını sağlıyor. Bu sayede kısa süre içerisinde daha pürüzsüz bir görünüme kavuşursunuz. İçerisindeki badem ve Jojoba yağlarının besleyici özelliği sayesinde cildin besin ihtiyacını karşılayan scrub aynı zamanda vücuda nem katıyor. Bu sayede kısa süre içerisinde hem daha sağlıklı hem de daha yumuşak bir cilde sahip ÇekebilirEsnek Yapıya Sahip En İyi Varis Çorabı ModelleriVaris Nedir? TedavisiVaris nedir?Varisler deri altındaki toplardamarların gözle görülebilir şekilde genişlemesidir. Toplar damarlar kirli kanın temizlenmesi için ters yönde bir akış ile kanı akciğer ve kalbe taşır. Toplardamarlarda kanın geri gelmemesi için kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar yapısının bozulması ile kan geri gelerek damarlarda biriktirme yapar ve basınçla oluşturarak varis oluşumuna neden problemi aileden gelen genetik bir durum olabileceği gibi aynı zamanda uzun süre ayakta kalma, hareketsiz durma ve fazla kilolar da varis oluşumunu tetiklemektedir. Çirkin bir görüntüye neden olan varisler gün içerisinde çeşitli sorunları beraberinde genellikle yorulma, ayaklarda ağrı, kramp, kaşıntı, sıcaklık, şişlik ve ağırlık hissi oluşturmaktadır. Kişinin yaşam kalitesini etkileyerek günlük aktivitelerini kısıtlayan varis aynı zamanda her hastada olmamak koşulu ile pıhtılaşma ve kanama gibi birçok probleme neden neden olduğu sorunlar nelerdir?Varis günlük hayatımızı etkileyen birçok soruna neden olmaktadır. Bu sorunlar arasında kramp, uyuşma, ayaklarda ağırlık hissi, bacaklarda karıncalanma, diz veya bileklerde eklem ağrıları, ayak tabanında yanma hissi, şişkinlik ve kaşıntı yer kimlerde görülür?Varis problemi genetik olarak nüksedeceği gibi kilolu kişilerde, doğum yapmış kadınlarda ve mesleği gereği uzun süre ayakta duran veya oturan kişilerde de varis oluşumu nasıldır?Gebelik öncesinde görülen varisler gebelik süresince büyüme gösterir ve sorunlara yol açabilir. Hamilelik öncesinde varis görülen kişilerde daha önceden tedavi yapılması gereklidir. Hamilelik döneminde ortaya çıkan varisler ise doğumdan sonra çoğunlukla görülmemektedir. Aynı zamanda genetik olarak etkin olan varis eğer anne ve babanızda da var ise gebelik döneminde sizde de olma ihtimali yüksek döneminde damarlardaki kan miktarı artar ve toplardamarlara ek yük bindirir. Rahmin büyümesi ile bacak ana toplardamarındaki baskı artarak kalbe kan taşınması güçleşir. Bu nedenle ayaklarda toplanan kan toplardamarlarda varis tanısı nasıl konur?Varis gözle görülebilen bir rahatsızlık olmasına karşın tanı sürecinde hasta ayakta muayene edilir. Yatarak muayene edilmesi yanlış sonuçlar verebilir. Gözle görülebilir varislerin yanı sıra dışarıdan görülmeyen derin yerleşimli kaynak damarlarda tanı ve tedavisinde sıklıkla ultrason veya ultrasonografi renkli doppler kullanılmaktadır. Teşhisin doğru ve sorunsuz olması adına doktorun uzman ve bilgili radyoloji uzmanı olması tedavisi nasıl yapılır?Cerrahi tedavi yönteminde normal hayata geri dönüşün geç olması, pıhtı ve sinir zedelenmesi ve ameliyat sonrası tekrarlama gibi nedenlerden dolayı hastalar cerrahi yöntemlerden kaçınmaktadır. Cerrahi tedavi yönteminde cerrahi bağlama ligasyon ve soyma stripping yapılmaktadır. Eğer cerrahi tedavi yöntemlerini uygulamak istemiyorsanız yukarıda belirtmiş olduğumuz bitkisel özleri ya da kremleri tedavisi sonrasında yapılması gerekenler nelerdir?Varis tedavisinin olumlu sonuç vermesi adına uygulanan işlem sonrasında da hastanın dikkat etmesi gereken birçok nokta bulunuyor. Bunlardan ilki uygulanan işlem sonrasında bacaklarda oluşacak ağrı için doktorun verdiği ağrı kesiciler 20 gün varis çorabı kullanımı çok önemlidir. Hasta kişi sabahları ilk iş olarak varis çorabını giymeli ve duş ile uyku haricinde sürekli olarak kullanmalıdır. Ayrıca her gün bir saat boyunca yürüyüş yapmanız gerektiğini ve aşırı sıcaktan kaçınmanız gerektiğini sonrasında ayağınızda şişme ve ağrı görülebilir. Bu durumlarda ayağınızı yükseğe kaldırarak dinlendirebilirsiniz. Şişkinlik ve ağrının 3 günden fazla sürmesi durumunda doktorunuza olmaması için ne yapmak gerekir?Uzun topuklu ayakkabı giymek, uzun süreli ayakta durmak ve dar giysiler tercih etmek varise sebep olmaktadır. Bu sebeple daha bol giyinilmeli, ayakta kalma süresi uzatılmamalı, spor yapılmalı ve soğuk su ile varis oluşabilecek bölgeler olan kişiler ne yememeli?Kabızlık direkt olarak varis rahatsızlığıyla alakalı olduğu için kabızlığa neden olabilecek yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Şeker, tuz, dondurma, cips ve kızarmış gıdalar olup olmadığı nasıl anlaşılır?Varis oluşumunun belirtilerini sizler için içeriğimizde yazmıştık. Varisin gözle görülür belirtileri ise kılcal damarların ortaya çıkması, bacaklarda ağrı, sızı ve küçük şişkinliklerdir. Eğer dizlerinizde ağrı varsa bunun sebebi varis hastalığı tedavi edilmezse ne olur?Varis sebebiyle şişkinlik oluşması ve kılcal damarların iyice görünür hale gelmesi olası etkilerdendir. Varislerin tedavi edilmemesi sonucu bu şişkinlikler deride incelmeye ve damarların dışarıdan kolayca etkilenerek yaralanmasına sebep olabilir. Bu da sürekli olarak kanama problemine yol patlarsa ne olur?Varis patlaması sonucunda ortaya çıkan iltihaplı kan yayıldığı doku ve organlara zarar verebilir. Ayrıca patlama sonucu açık bir yara haline gelen varisler enfeksiyon kapabilir ve bu enfeksiyonların damarda dolaşması ciddi sağlık sorunlarına sebep cinselliği etkiler mi?Varis rahatsızlığının cinsellikle herhangi bir alakası yoktur ancak cilt üzerinde oluşan kötü görünüm ruhsal etki yaratarak partnerinize karşı utanç verici bir ruh haline bürünmenize neden olabilir. Bu durumda cinsel istek sorunları yaşanabilir. Adında anlaşılacağı gibi kıl gibi ince damar demektir. Çapı mm arasında değişir genellikle diğer toplar damarlarda genişlemelerden farklı olarak renkleri daha kırmızıdır. Kadınlarda özellikle bacaklarda sık görülür buna karşın aynı sınıfa sokulabiliecek yüzdeki kılcal damarlar yada diğer deyimle kılcal damarın çatlaması orta yaş erkeklerde daha sık görülmektedir. Alkolle ilişkisi tam bilinmesede alkoliklerde daha sıktır. Vücudun diğer bölgelerinde daha seyrek görülmektedir. Kılcal Damarlar Ağrı Yapar mı Aslında ciddi ağrı yapması beklenmez. Çapı mm arasında olan damarsal genişlemelere bu sınıfa sokulur. Kılcal varisler genelde estetik bozukluk dışında bir yakınma yapmazlar. Genişliği 3-4 mm den fazla olan varislerde ise görüntü bozukluğuna ek olarak belirgin şikayette vardır. Uzun süre ayakta kalma sonrası bacakta ağrı, şişme, hassasiyet ve ağırlık hissi oluşur. Hastalar bacakta sürekli bir sızlama olduğunu ve dinlenseler de tamamen geçmediğini tarif ederler. Bu yakınmalar günün sonuna doğru çok belirgin hale gelir ve hastalar ayakkabılarının sıktığını söylerler. Kadın hastalarda adet dönemlerinde yakınmalar belirgin olarak artar. Geç dönem varis hastalarında özellikle ayak bileği iç tarafında şişme ve siyaha yakın renk değişikliği başlar. Bu alan kaşıntılıdır ve ayakkabı vurması gibi küçük kaza ile yara açılabilir. Bu yaralar tipik olarak geniş, ancak derin olamayan yaralardır ve iyileşmeme uzun sürer. Tedavi edilmeyen varislerde oluşabilecek bir diğer sorun enfeksiyondur. Varis kanın göllendiği alandır ve kan mikroplar içinde çok iyi bir beslenme ve çoğalma ortamıdır. Enfeksiyon gelişirse bu alanda kızarıklık, bölgesel ısı artışı, hassasiyet ve şişlik bulgular görüldüğünde flebit toplar damarlarda iltihapteşhisi konur. Özetle ince varisler genellikle ciddi klinik bulgu vermezler ama ince varisi tedavi edilen hasta ağrısının geçtiğini söyler, ağrı varsa ağrının sebebinden emin olunamayacağı için var olan sorun çözülmelidir. SSK Kılcal Damar Tedavisini Karşılar mı Yeni adıyla SGK eski adıyla SSK kılcalların genişlemesini eskiden estetik kusur gibi değerlendirir ve tedavisini karşılamazdı ancak son dönemde bu konuda devlet hastanelerinde lazer yaygınlaşmaya başladıkça SSK da tedavi ücretini kabul etmek durumunda kalmaktadır. İnce varislerin tedavisi lazer ve radyo frekans olan devlet hastaneleri ve yine bu teknolojilere sahip SSK anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında uygulamada 2 mm ve daha ince kılcallar ameliyatsız bir şekilde yapılmaktadır. Kullanılan teknolojiye göre 1-8 seans arası uygulamak gerekebilir,radyo frekansta genellikle tek seans yeterli olurken lazerle tedavi uzun sürebilir. Teknolojik donanım gerektirdiğinden tedavisi bu konuda gerek teknoloji gerekse bilgi birikimi olan kliniklerde yaptırılmalıdır. SSK ya Kılcal Varis Tedavisi Yapan Klinikler En yaygın bilineni Türkiye!de 6 şubeyle hizmet veren Idea Klinik Cerrahi Merkezidir. İstanbul’da üç şube, Ankara, İzmir ve Bursa’da birer şubeyle hizmet vermektedir. Her şubesinden varis tedavisi konusunda tecrübeli kalp cerrahi uzmanı ve insan gözünün ancak görebileceği kadar incelerden parmak kalınlığındaki kalınlara kadar tümünün tedavisi için gerekli teknolojiler vardır. Ve tüm bu teknolojilerden yararlanma hakkı SGK mensubu ve diğer sosyal güvencesi olan her hasta için aynıdır. SGK lılara tedavi hizmeti sunan Türkiye’deki tek klinik Idea Klinik Cerrahi Merkezidir. Kılcal Damar Çatlaması Tedavisi Nasıl Yapılır – Lazerle Tedavi Deri üzerinden uygulanan ışık cilde etki etmeden geçer ve daha derindeki renkli damarı ısıtarak damarın tahrip olmasını sağlar, bu etkiye foto termo koagülasyon etkisi denir. Tahrip olan bu damarı tıkar ve vücut tarafında yok edilir ve sonsuza kadar yok edilmiş olur. Lazerle yok edilenler tekrar ortaya çıkmaz ancak çürük dişin çekilmesinin diğer dişlerin çürümesini engeleyemeceği gibi başka damarlar genişleyebilir. Bu ihtimal % 10 civarıdır. – Radyofrekansla Tedavi Varis tedavisine yoğunlaşmış kliniklerde vardır, çok yaygın değildir. Radyo dalgalarının çok ince iğne ile damara iletilmesi şeklinde bir tedavidir. Damara uygulanan bu enerji damarın ısınarak tahrip olmasını sağlar, tahrip olan damarlar vücut tarafından yok edilir. Genellikle tek seansta tamamlanır ve etkisi kalıcıdır. Uygulamada minimalsinek ısırması şeklinde tarif edilir acı olabilmektedir. Leke veya iz kalmadan bitirilir. – Köpükle tedavi Köpük iğne ile verildiği için iğne girebilecek kadar olan kılcalların tedavisinde kullanılır. İçine köpük verilerek tıkanması ve vücut tarafından yok edilmesi sağlanır, başarısı tamdır seyrek olarak aynı damara gerekebilir. Hafif düzeyde ağrı olabilir. Çok seyrek olarak leke oluşabilir ama kendiliğinden düzelir. Kılcal Damar Çatlaması Tekrarlarmı? Aynı damarlar tekrar genişleyemez ancak yukarıda yazıldığı gibi hastaların % 10 kadarında başka bölgelerde yenisi çıkabilir. Tüm bu yöntemlerle yok edilenler sonsuza kadar yok edilmiş olur. Zamanla başka alanlarda başkaları çıkabilir bu durumda yapılacak şey yeni oluşan damarlar yeniden yok edilir. Bu yöntemlerden hangisinin uygulanacağı yaygınlığa ve kalınlığına göre hekim ve hasta tarafından belirlenir. Uygulanan teknolojiye ve yönteme göre bir seansta olabileceği gibi tekrarlayan seanslarda gerektirebilir. İnce varis hayati önem arz etmeyen daha çok estetik sorundur dense de bacak sızlaması olan hastalar sızlamaları da düzelir. Hastalık yok edilmezse giderek yaygınlaşabilir ama olarak kalır genişleyip kalınlaşamaz. Kılcal Damar Bitkisel Tedavisi Yukarıdaki örneğe benzer şekilde yorumlanabilir, çürük dişin bitkilerle iyileştirilmesi kadar mümkündür yani bitkilerle tedavisi yoktur, piyasada bu tür ürünler görürseniz asla inanıpta para ödemeyin, üretici de hiçbir işe yaramadığını bilir ancak bakanlıkların ciddi bir denetimi olmaması sayesinde para kazanmak için bu tür sahtekarlıklar yapılmaktadır.. Burunda Kılcal Damar Nasıl Geçer Bunu iki sınıfa ayırabiliriz, dışarda estetik sorun yaratanlar ve burun içinde sıkça kanamaya neden olanlar. Burun içinde olanlar kulak burun boğaz branşına girer be çeşitli yöntemlerle yakılır. Dışarda olanlar ise kalp cerrahisi branşına girer. Bunlar sağlık sorunu oluşturmaz daha çok görsel sorun yaratır. Çok alkol tüketenlerde ve sıcak alanda kalanlarda sık görülür. Burundaki Kılcalların Tedavisi Nasıl Yapılır Lazer ve radyo frekans olarak iki tedavisi vardır. Radyo frekansla tek seansta düzelir seyrek olarak gerekebilir. Lazer çok uzun seanslar gerektirir. Bu konuda tecrübeli ellerde hiç iz kalmayacak şekilde yok edilebilir. Mikro skleroterapi Bu tür çok ince damarların yok edilebilmesi için geliştirilmiş bir tedavi yöntemidir. Mikro skleroterapi uygulamasında tecrübeli ellerde yapılması yaşanabilecek sorunları en aza indirir. Mikro skleroterapi yapılan yerleri araştırıp bilgi almadan nerede tedavi olacağınıza karar vermemlisiniz. Burun Kenarındaki Kılcallar Nasıl Geçer Bacaktakilerden farklı değildir, aynı şekilde tedavi edilir. Kılcal Damar Kanaması Genellikle hafif çarpma gibi küçük travmayla deri altındaki ince damarlar yırtılır ve deri altına yani doku içine kan sızar, öncesi kırmızı mor görünen bu durum giderek morarır yeşilimsi sarı renge dönüşüp 2-4 haftada kendiliğinden kaybolur. lasonil gibi merhemler daha çabuk kaybolmasını sağlar. Estetik dışında önemi yoktur. Coumadin ve aspirin gibi kan sulandırıcı ilaç alanlarda daha sık görülür. Aslında bir tür varistir ve incecik damarın cilt altında görülebilecek kadar genişlemesidir. Damar genişlerken duvarında incelme olur ve çok basit travmalarla cilt altına kanarlar. Normalde hiçbir belirti vermeyecek kadar basit bir çarpmada kanar ve morarma olur. Bu durum ince damar kanaması olarak değerlendirilir. Oluşan bu kanama kısa sürede kendiliğinden durur ve genişliğine bağlı olarak 3-4 haftada kendiliğinden kaybolur ve ince varisler aynı kanama olmamış dönemdeki gibi olur. Bunlardan olan kanamanın bir sebebi de yüksek doz kan sulandırıcı almaktır, yüksek doz almayı gerektiren hastalıkların tedavisi sırasında hafif tavmalarla kılcallarda damarlarda yırtılma ve kanama olabilir.

varis diz ağrısı yapar mı