ucDxOFS. Türkiye kaplıca bakımından oldukça zengindir. Ülkemizin hemen her ilinde kaplıca bulunmaktadır ve bu illerden birisi de Sivas ilidir. Sivas ilinde birçok kaplıca ve içmeler bulunmaktadır. Her bir kaplıcanın farklı hastalıklara ve rahatsızlıklara faydası vardır. Sivas şehrinde bulunan bazı kaplıcalar ve içmeler şu şekildedir;Sivas Suşehri Akçaağıl ÇermiğiSivas Şarkışla Alaman ÇermiğiSivas Kangal – Kangal Balıklı KaplıcaSivas Şarkışla Ortaköy ÇermiğiSivas Merkez Sıcak ÇermikSivas Merkez Soğuk ÇermikSivas Kaplıcaları, Suyunun Özellikleri ve Tedavi Ettiği HastalıklarAkçaağıl Çermiği ve Şifalı Olduğu RahatsızlıklarSuşehri İlçesinin Akçaağıl Köyü yakınlarında, Erzincan-Tokat yolu üzerinde Kelkit Çayının güney yakasında yer alan bu kaplıca suyunun sıcak olması nedeniyle birçok hastalığa iyi gelmektedir. Kadın ve erkekler için ayrı banyoları vardır. Halk tarafından büyük ilgi Çermiği ve Şifalı Olduğu RahatsızlıklarŞarkışla İlçesine bağlı Alaman Köyü sınırları içindedir. İlçe merkezine 33 km. uzaklıktadır. Suyu oldukça kükürtlü olduğundan içilmez. Sponsorlu Bağlantılar Kangal Balıklı Kaplıca ve Şifalı Olduğu RahatsızlıklarSivas a 96 km. Kangal İlçesine 13 km. uzaklıkta ve Kangal’ın kuzeydoğusunda Kavak deresi vadisindedir. Suyun sıcaklığı 36 – 37 derece C, havuzların toplam debisi, 130 lt/sn dir. Kimyasal karakteristiği; PH radyoaktivite 6 eman, toplam mineralizasyon mg/lt. Fiziksel karakteristiği; kaplıca suyunda en büyüğü 10 cm boyunda olan binlerce küçük balık yaşar. Balıklar havuza girenlerin sivilce ve yara kabuklarını yemekte, deriye kaplıca suyunun temasını Balıklı KaplıcasıKaplıca suyu her türlü romatizma hastalığa, sinir hastalıklarına, kırık, çıkık, ezik vb. durumlara, deri ve böbrek hastalıklarına olumlu etki yapmaktadır. Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Balıklı Kaplıca sahası, gerek jeotermal enerji potansiyeli gerekse bu enerjinin kullanım imkanları yönünden önemli bir alan olarak ortaya çıkmaktadır. Kangal Balıklı Kaplıcası ülkemizin termal özelliğini daha da artırmaktadır. Çünkü modern tıpta şimdiye kadar fayda göremeyen cilt hastalığı olan insanlar sedefli hastalar için Kangal Balıklı Kaplıcası en son ümit kaynağı olmuş durumdaki veya herhangi bir enfeksiyonla oluşmuş cilt dokusundaki yaraları, egzama, cerahatli sivilceler ve sedef hastalığı oluşumları; 2-10 cm. büyüklüğündeki Cyprinide Sazangiller familyasından, Cyprinion Macrostamus Beni balığı ve Garra rufa Yağlı balık türündeki balıklar tarafından iyileştirilmekte ve ciltteki izleri havuza giren kişilerin etrafında ince kahverengi, gri ve bej rengindeki sazan ve kayabalığı türü balıklar dolaşmaya ve ciltte hastalık belirtisi olan yerleri temizlemeye başlarlar. Dişleri olmayan bu balıklar, 36 – 37 derece C sıcaklıktaki suyun yumuşatmış olduğu kabarık yara kabuklarını kopararak cilt pürüzsüz hale gelinceye kadar olumlu sonuç alınabilmesi için üç hafta 21 gün süresince günde üç defa havuza girmek ve iki saat suda kalmak gerekmektedir. Ayrıca, sabahları aç karnına birkaç bardak şifalı sudan içmeyi ihmal etmemek gerekir. Diğer taraftan yerden kaynayan su içindeki kabarcıkla ve balıkların vücut üzerine yaptığı darbelerle vücutta bir gevşeme ve dinlenme görülmektedir. Tedavi tamamen yan etkisiz olup, kesinlikle herhangi bir ilaç Çermiği ve Şifalı Olduğu RahatsızlıklarŞarkışla İlçesinin Ortabuçak Köyü sınırları içerisindedir. Büyük bir havuzu vardır. 14 odalı bir motel ve gazinosu bulunmaktadır. İlçeye uzaklığı 30 km dir. Sponsorlu Bağlantılar Sıcak Çermik ve Şifalı Olduğu RahatsızlıklarSivas-Ankara karayolu üzerinde, il merkezine 31 km uzaklıktadır. 50 santigrat derecenin üzerinde ısıya sahip olan kaplıca suyunun kimyasal karakteristiği; florür içeren kalsiyum, magnezyum-sodyum, sülfat, hidrokarbonat ve karbonat klörürlü sudur. Fiziksel karakteristiği; romatizma, sinir sistemi, solunum yolu, sindirim sistemi, metabolizma bozuklukları, böbrek ve idrar yolları, kan dolaşımı adale ağrıları, kadın hastalıklarına iyi Çermik ve Şifalı Olduğu Rahatsızlıklarİl merkezine 20 km. uzaklıkta olup, suyun sıcaklığı 28 derece C civarındadır. Kaplıca suyu içildiğinde mide, bağırsak ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelmektedir. Ayrıca romatizma ve sinir hastalıkları tedavisinde de yararlı olmaktadır. Kaplıca suyu içilmektedir
Sivas, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi, Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir ildir. Sivas ili, Mezopotamya ve arasında kervanların geçtiği bölgede olduğu için, Selçuklular döneminde tüccarların ziyaret ettiği bir merkez haline gelmiştir. Ülkemizde Konya'dan sonra en çok Selçuklu eserinin bulunduğu il Sivas'tır. ait Gök Medrese, Çifte Minareli Medrese ve Mavi Medreseleri çini sanatı açısından mutlaka görülmeye değer yerlerdir. Ulu Camii ise 1100 yılında inşaa edilmiştir. Ayrıca Sivas, Türkiye'nin yüzölçümü açısından en büyük ikinci ilidir. Toplam nüfusu merkez nüfusu Sivas Kızıldağ'dan doğan Kızılırmak, Köse Dağı'ndan doğan Yeşilırmak ve yine Köse Dağı'ndan doğan Fırat'ın en önemli kollarından biri olan Karasu Nehri, Sivas ili sınırları içinde doğmaktadır. Sivas coğrafi açıdan kıraç, yeşili az, sert iklimli bir yerdir. Ikliminin elverdiği ölçüde yetiştirilebilen ancak tahıl ürünleri, şeker pancarı, patates gibi ürünlerdir. Türk Kurtuluş Savaşı'nın temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya'dan sonra ikinci sırada yer alan bir ilimiz. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç Anadolu'nun yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35° 50’ ve 38° 14’ doğu boylamları ile 38° 32’ ve 40° 16’ kuzey enlemleri arasında yer alır. Kuzeyden Giresun, Ordu ve Tokat; doğudan Erzincan; güneyden Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri; batıdan Yozgat illeriyle çevrilidir. Trafik numarası 58’dir. Coğrafya Üç vadi arasındadır. Sivas halkının büyük çoğunluğu çeşitli zamanlarda bölgeye yerleşmiş Türkmenlerdir. İlde Kafkasya göçmenleri de mevcuttur. Kızılırmak Havzası; kenti İç Anadolu iklimine, Yeşilırmak; Karadeniz, Fırat Havzası ise Doğu Anadolu iklimine bağlamaktadır. Bu üç su, üç yol, üç farklı kültür demektir. Kuzeyden Kelkit vadisi, doğuda Köse Dağları'nın uzantısı olan Kuruçay vadisi ve Yaman Dağı, güneyde Kulmaç Dağı, Tahtalı Dağları'nın uzantılarıyla, Hezanlı Dağı, batıda Karababa, Akdağlar ve İncebel Dağları gibi yükseklikler çizer kentin doğal sınırlarını. 35 derece-50 dakika ve 38 derece-14 dakika doğu boylamlarıyla, 38 derece-32 dakika ve 40 derece-16 dakika kuzey enlemleri arasında kalan il, 28,488 km2 lik yüzölçümü ile Türkiye'nin toprak bakımından ikinci büyük ili olan Sivas'ın il topraklarının büyük bölümü Kızılırmak, bi bölümü de Yeşilırmak ve Fırat havzalarına girer. İl alanı kuzeyden Kelkit Vadisi, doğudan Köse Dağları'nın uzantıları, Kuruçay Vadisi ve Yama Dağı, güneyden Kulmaç Dağları, Tahtalı Dağları'nın uzantıları ve Hezanlı Dağı, batıdan Karababa, Akdağlar ve incebel Dağları gibi doğal sınırlarla çevrilidir. Kızılırmak, Kelkit Çayı, Tozanlı Çayı, Yıldız Irmağı, Çallı Çayı ve Tohma Çayı en önemli akarsularıdır. Sarkışla-Gemerek Ovası. Yıldızeli Bedehdun Ovası, Suşehri Ovası, Tohma Vadisi, Kızılırmak Vadisi. Çallı Suyu Vadisi ve Kelkit Vadisi ilin belli beşli tarım olanları ve ulaşımı belirleyen önemli olanlarıdır. Sivas ilinde ağırlıklı yeryüzü seklini platolar oluşturmakladır, il olanının % 47,6'sı platolarla, % 46,2'si dağlarla, %6,2'si ise ovalarla kaplıdır. Sivas'ın en büyük platosu Uzunyayla'dır. Ayrıca, Uzunyayla'ya oranla daha zengin otlaklara sahip olan Meraküm Platosu da ilin ender yüksek düzlüklerindendir. Kuzey Anadolu Dağlarıyla Güney Anadolu Dağlarının birbirine yaklaştığı bir yöre olan Sivas il alanında kıvrılma ve yükselmeler sırasında bazı kesimler Çöküntüye uğramıştır. Bu çöküntü alanları ilin önemli su merkezlerinden olan gölleri oluşturmuştur. Hafik Gölü, Tödürge Gölü, Lota Gölleri, Gürün - Gökpınar Gölü bu göllerden bazılarıdır. Etimoloji Şehrin adı kentin antik dönemdeki adı olan Sebastia sözcüğünün evrimleşerek Türkçeleşmesiyle bugünkü halini almıştır. Sebastia ismi de Yunancada saygıdeğer, yüce anlamına gelir ki, Latince Augustus'un Yunanca karşılığıdır. Bu da Pontuslar tarafından kurulan kentin Roma İmparatoru Augustus onuruna onun ismiyle adlandırıldığına delalet eder. Halk arasindaki rivâyetlere göre ise Sivas kurulmadan önce ulu ağaçlar altında kaynayan üç pınar varmış. Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş. Bu üç pınara “Sipas Suyu” denirmiş. Zamanla mukaddes sayılan bu üç pınarın etrâfında küçük bir yerleşim merkezi kurulmuş ve “Sipas” ismi verilmiştir. Diğer bir rivâyete göre ise Sivas ismi eski kavimlerden “Sibasipler”den gelmektedir. Sivas ilk çağlarda Talavra, Megalapolis, Karana ve Diyapolis isimleriyle anılmıştır. Sivas ismi ile ilgili bir başka rivâyete göre ise, kentin adı Farsçada “üç değirmen” mânâsına gelen “Sebast” kelimesinden gelmektedir; Sebast ismi zamanla halk dilinde Sivas olarak yerleşmiştir. Sivas ismi bu şekilde oluşmuştur Görülmesi gereken yerler Sivas soğuk çermik, İl merkezine 19 km. uzaklıkta, Başıbüyük Köyü'nün girişinde olup, suyun sıcaklığı 28 derecedir. Konaklama tesislerinin yanı sıra çoğunlukla çadır kurulmaktadır. Kaplıca çevresi ilginç bir topografya ve bitki örtüsüne sahiptir. Kaplıca suyu içildiğinde mide, bağırsak ve safrakesesi hastalıklarına iyi gelmektedir. Sivas sıcak çermik, Sivas Yıldızeli yolu üzerinde sivasa yaklaşık 24 km uzaklıkta olup toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür. Gürün-Gökpınar,Suyu çok temiz ve duru olan Gökpınar Gölü, Gürün’e 10 km. uzaklıktadır. Doğal güzellikleri ve alabalıklarıyla ünlü olan göl; dipten gelen kaynaklarla ve mavi yeşil renklerinin her tonunu bünyesinde barındıran gökpınar bir dünyaca ünlü bir doğa harikasıdır. Kangal balıklı çermik, Sivas'a 96 km. , Kangal ilçe merkezine 13 km. uzaklıkta olup sivastan her saat başı toplu taşıma araöları ile varmak Balıklı Kaplıca; ülkemiz termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır. Tedavi özelliği itibari ile dünyada bir benzerini bulmanın mümkün olmadığı kaplıca, ilmi ve tıbbi bir mucizeyi "Sedef Hastalığını tedavi ederek" sergilemektedir. Divriği Ulu Camii Sivas Divriği ilçesi merkezinde bulunmaktadır. Divriği ulu cami ve Daru'ş-şifası adıyla dünya sanat tarihinde yer alan bu eşsiz eser, Anadolu Selçuklu Devleti Mengücek Oğulları Beyliği döneminde 1228 Mengücek Beyi Ahmet Şah tarafından, Şifahane ise Ahmet Şah'ın eşi Melike Turan tarafından tarafından dünyanın 8. harikası olarak gösterilip koruma altına alınmıştır. Kongre Müzesi 4 Eylül 1919'da Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin oluşturulduğu 4 Eylül Zivas Kongresi'nin gerçekleştirildiği ihtişamlı binadır. Şu an müze olarak kullanılmakta olup müze içersinde Mustafa Kemal Atatürk'ün birçok şahsi eşyası ve Selçuklu, Osmanlı zamanından birçok tarihi eser sergilenmektedir. Müze kent meydanındadır. Şehirde bir çok Selçuklu ve Osmanlı eserleri bulunmaktadır Buruciye Medresesi Gök Medrese Çifte Minareli Medrese Şifaiye Medresesi Valilik Binası Jandarma Binası Selçuk Anadolu Lisesi Binası 4 Eylül Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi Susamışlar Konağı Abdi Ağa Konağı İnönü Konağı Kangal Ağası Konağı Osman Ağa Konağı Ali Baba Konağı Taş Han Behram Paşa Hanı Ziya Bey Kütüphanesi Kale Camii Ulu Camii Kargakalesi Köyü Eğri Köprü Kesik Köprü Şehir dışı diğer tarihi yapılar Divriği Ulucamii Divriği Divriği Kalesi ve Kale Camisi Divriği Yıldız köprüsü Yıldızeli-Sivas karayolu Yıldız Nehri üzeri Tödürge Kaya Mağaraları Zara Doğanşar Kalesi Doğanşar Doğa Harikaları Dipsiz Göl Doğanşar Eğriçimen Yaylası Koyulhisar Sızır Şelalesi Gemerek Hafik Gölü ve Lota Gölü Hafik Tödürge Gölü Zara Gökpınar Gölü Gürün Tekeli Dağı Doğanşar Boğazköy Unutmadan insanlarından da bahsedelim insanları çok sıcak kanlı sözünü çekinmeden söyleyen biryapıya sahiptir ve misafirperverdir ama yarasına basarsanda çok serttir ve merttir dinine düşkün bir yapıya sahipdirler.
07 AğU Kangal Balıklı Kaplıca Ülkemiz termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır. Tedavi özelliği itibari ile dünyada bir benzerin bulmanın mümkün olmadığı kaplıca, ilmi ve tıbbi bir mucizeyi Sedef Hastalığını tedavi ederek sergilemektedir. 36-37 derece sıcaklıktaki kaplıca suyunda bulunan balıkların mucizevi bir şekilde tedavi yöntemi uygulaması bu kaplıcanın ününü ve özelliğini daha da artırmaktadır. Çünkü, modern tıp da […] 07 AğU Sivasta Sağlık Turizmi Sıcak Çermik Konumu Sivas-Ankara karayolu üzerinde bulunan kaplıca alanı Sivas İli Yıldızeli İlçesi Kalın Beldesi sınırları içinde yer Olanakları Sivas İl Merkezine 35 km, Yıldızeli İlçesi’ne 15 km uzaklıkta bulunan kaplıca alanına havaalanı ile ulaşımda Sivas İl Merkezine uzaklığı 22 km olan havaalanından yararlanılmaktadır. Demiryolu ulaşımında, Sivas İl Merkezinde bulunan ve kaplıca alanına 30 […]
Etiket kaplıcalar 07 AğU Kaplıcalar – Kangal Balıklı Kaplıca Sivas’a 96 km. Kangal İlçesine 13 km. uzaklıkta ve Kangal’ın kuzeydoğusundaKavak deresi vadisindedir. Suyun sıcaklığı 36 – 37 derece C, havuzların toplam debisi, 130 lt/sn dir. Kimyasal karakteristiği; PH radyoaktivite 6 eman, toplam mineralizasyon mg/lt. Fiziksel karakteristiği; kaplıca suyunda en büyüğü 10 cm boyunda olan binlerce küçük balık yaşar. Balıklar havuza girenlerin sivilce […]
Balıklı Kaplıca Sivas il sınırları içerisinde; Vadinin güneyinde, Balıklı Çermik'in bulunduğu şehir merkezinin 90 km uzağında, Kangal İlçesi'nin 13 km kuzeydoğusundaki Hamam Deresi Topardıç Deresi vadisinde yer alan diğer bazı kaynaklar da bulunmaktadır. Bunlar en yaygın olanları; Kangal İlçesi'nin Kalkan Köyü'nde bulunan Kalkım Kaplıcası'dır. Bu bahar suyu da Kangal Balıklı Termal Yayında yaşayan balık türlerini içerir. 1425 m rakımlı Balıklı Kaplıca'da kaynaklar kuzey-güney doğrultusunda düzenlenmiş ve 5 farklı yerden alınmıştır. Köpüklü su, aslında, belirli bir kaynak noktasından ziyade kumtaşlarından yüzeye gelir ve derenin kenarı boyunca sızar. 1917 yılında kamış alanı olan kaplıca, 1966 yılında dört havuz ve iki katlı 16 odalı bir motel ile açıldı. Bugün dört otel, altı havuz, 16 özel hamam, restoran, market ve çay bahçesi bulunmaktadır. Kangal balık spası, ülkemizde cilt hastalıkları; Sedef hastalığı sedef hastalığı ve romatizmal hastalıklar için bir tedavi. Suyun kimyasal özelliklerinden ve içinde yaşayan balıklardan gelir. Spa suyu 35+ ve kimyasal içeriği nedeniyle çeşitli hastalıklar yöre halkı tarafından bilinir ve bu tedaviyi ülke çapında ve dünya çapında yaymaya çalışır. Öte yandan, kaplıca suyunda yaşayan balıklar insan vücuduna saldırır. Cilt hastalarının birçoğu yurt içinden yurt dışına diğer taraftan spaya gelir ve havuza belirli bir süre girdikten sonra iyileşmelerini ifade eder ve 'Balık-Su' tedavisi görür. . Hastane, Sağlık Bakanlığı tarafından 2003 yılında bir sağlık tesisi olarak tescil edilmiştir. Sıcak Çermik Sivas Belediyesi tarafından işletilen 4 adet termal otel, 457 yatak kapasiteli Tek Otel, Tek Vakfası'na ait olan ve özel bir şirket tarafından işletilen 50 yatak kapasiteli, 10 prefabrik ünite ve 15 yatak kapasiteli Cumhuriyet Üniversitesi'ne nitelikli bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi bulunmaktadır. Yaz mevsiminde çadır kenti manzaralı spa alanında 1200 çadır alanı bulunmaktadır. 12 ay faaliyette bulunan tesis, 29 odada toplam 89 yatak kapasitesine sahip olup, aynı zamanda 27 termal sıra banyosu barındırmaktadır. Soğuk Çermik Şehir merkezine 20 km uzaklıkta bulunan Çermi'nin su sıcaklığı 28 ° C ve prefabrik evlerde konaklama imkanı mevcuttur. Kaplıca suyu; Sinir sistemi bozuklukları, özellikle mide, bağırsak ve biliyer hastalıklarda hastalık için iyidir.
sivas balıklı kaplıca hakkında bilgi