Ancakmaktu vergiye tabi olup müteaddit kiilerin imzasını taıyan makbuz ve ibra senetlerinin Damga Vergisi imza adedine göre alınır. Nispi vergiye tabi ve birden fazla kiinin imzasını taıyan makbuz ve ibra senetlerinde her imza sahibine ait olan hisse ayrıca belli edilmi ise, vergi, hisselere göre ayrı ayrı ödenir. Tebliğ değişikliklerine ilişkin liste: 1- 14/01/2016 tarihli ve 29593 sayılı Resmi Gazete’de Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ III-37.1’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (III-37.1.a) yayımlanmıştır. 2- 10/02/2017 tarihli ve 29975 sayılı Resmi Gazete’de Bu bağlamda, ülkemizde bir malın Türk Gümrük Tarife Cetvelinin hangi G.T.İ.P. numarasında sınıflandırıldığının belirlenmesinde yetkili kurum Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olup, yükümlülerin bu husustaki talepleri bu Bakanlığın Bölge Müdürlükleri tarafından ilgili mevzuatı çerçevesinde sonuçlandırılmaktadır. 4. Madde metninden de görüleceği üzere, siz SSK yani 4/a sigortanıza ara vermeden, vergi mükellefi olursanız, SSK'ya devam ettiğiniz sürece SSK sigortalısı sayılacaksınız ve Bağ-Kur'a prim ödemek zorunda değilsiniz. Sözkonusu belgelerin gerçek olup olmadığı üç ay içinde vergi dairesince tespit edilir ve olumlu sonuçlanması halinde iade yerine getirilir. İstisna hakkı sahibi tarafından iadesi talep edilen KDV tutarı, herhangi bir nedenle kısmen veya tamamen iade edilmediği takdirde, vergi dairesince bu durum ivedi olarak gerekçeli bir V7CkG4t. 1 Sayın Yetkililer, 1986 yılında meslek odasına kayıt yaptırdıktan sonra bir ilçede klinik açtım ve mal müdürlüğüne müracaatla vergi mükellefi oldum. 186 yılı Aralık ayında askere gidinceye kadar yaklaşık 6 aylık bir vergi mükellefiyetim oldu. Sonra kliniği kapattım ve vergi mükellefliğim bitti. Askerliğimi yedeksubay olarak tamamladım. Sonra da devlet memuru olarak bir Bakanlıkta çalışmaya başladım. Emekliliğe esas 25 yıllık hizmet sürem kısmet olursa 2011 yılında 49 yaşımda iken doluyor ancak emekli sandığından emekli olabilmem için 50 yaşını doldurmuş olmam gerekiyor. Halbuki 1986 yılına ait Bağkur kaydımı bulursam 49 yaşında emekli olma imkanım olabilecek. Duyduğuma göre 1986 yılında vergi mükellefi olanlar otomatik olarak Bağkur'a kayıt oluyormuş. Bu doğru mudur? Doğru ise Bağkur kaydımı nasıl bulabilirim? Bunun için nasıl bir prosedür izlemeliyim? Eğer Bağkur kaydımı bulabilirsem prim borcumu ödeyerek bu hizmetimi Emekli Sandığı'na nakledebilir miyim? Bu benim için çok önemli zira bana 1 yıl önce emeklilik imkanı sağlayacak. Bu konuda bilgisi olan siz değerli uzmanlarımız sorularımı cevaplandırabilirse çok sevinirim. İlginize şimdiden çok teşekkür eder ve saygılarımı sunarım. 2 Ynt 1986 yılında vergi mükellefi bir serbest meslek erbabının Bağkur kaydı var Sayın uzmanlarımızın bu konuda bir görüş veya çözüm önerisi yokmu acaba? 3 Ynt 1986 yılında vergi mükellefi bir serbest meslek erbabının Bağkur kaydı var mıdır Sayın Çobanoğlu öncelikle şunu söylemeden sizin yaşınız erişip bu hesapları bizde yapmaya başlasak Allah uzun ve sağlıklı bir ömür ve emeklilik hayatı versin diyerek nacizane yorumumu yapayım. Bağkur kaydı konusunda halen şartlar geçerlidir,herhangi bir dernek,oda veya vergi dairesi kaydıyla bağkur mükellefiyeti vardır ama şu an konunuza girmediği için ayrıntılara girmiyorum. Bağkur kaydını tespit etmek kolay,İster sgk internet sayfasındaki bağkur sorgulama kısmından isterseniz de kimliğinizle birlikte direkt kuruma başvurarak bunu öğrenebilirsiniz. Emekli sandığınıza aktarım konusunda herhangi bir uğraş vermenize gerek emeklilik talebi yaptığınızda tüm kurumlardaki çalışmalarınız birleştirilecektir. Saygılar sunarım 4 Ynt 1986 yılında vergi mükellefi bir serbest meslek erbabının Bağkur kaydı var mıdır Bağkur başlangıcınız olmayabilir zira, şahsi müracaatınız olmadıkça bağkurun sizi tespit etmesi o yıllarda çok bile zor tesbit edebilmektedir. Saygılar 5 Ynt 1986 yılında vergi mükellefi bir serbest meslek erbabının Bağkur kaydı var Kıymetli twolf kardeşim. Allah razı olsun temennileriniz için. Bende size sağlıklı ve uzun bir ömür dilerim. Emekliliğini düşünme ve gençliğinin kıymetini bil diyorum. Aklım biraz karıştı. O günlerde Bağkur'a şahşen müracaatım olmadığı için Bağkur kaydımın tespiti mümkün değildir mi diyorsunuz? Yoksa Hemen Bağkur'a şahsen bir dilekçe ile müracaatımı öneriyorsunuz. Bu konuda biraz daha ayrıntılı bilgi yazarsanız sevinirim. Çok sağolun. 6 Ynt 1986 yılında vergi mükellefi bir serbest meslek erbabının Bağkur kaydı var mıdır Sayın Çobanoğlu,yolun yarısını bende devirdim .Dilekleriniz için bende teşekkür kaydınızın olmama ihtimali maalesef yıllardaki teknoloji ve kurumlar arası başı boşluğu göz önüne aldığınızda tespitin olmama ihtimali yoksa o yıla geri dönüp kayıt yapma imkanınızda maalesef kaç kanun değişikliği yapılmıştır. örneğin tarihinden önce bağkur kaydı olmayanlar bu tarihten önceye dönemiyor ancak bu tarih itibari ile kayıtları bir düzenleme daha geldi ama o da konumuz eğer kaydınız çıkmaz ise artık 86 yılını kurtarmanız mümkün kaydınız çıksın..Saygılar. 7 Ynt 1986 yılında vergi mükellefi bir serbest meslek erbabının Bağkur kaydı var Çok teşekkür ederim sayın twolf. Bir de forumdaki öteki sorumla SSK kaydının bulunması ilgili bir yorum yazabilirseniz çok sevinirim. Tekrar teşekkür eder, sğlıklı, mutlu ve hayırlı işler dilerim. 8 Ynt 1986 yılında vergi mükellefi bir serbest meslek erbabının Bağkur kaydı var mıdır İlk başta teşekkür ederiz, verdiğiniz bilgiler için. Babam 1980 tarihinde vergi mükkellefiydi, eskiye yönelik dönemez mi ile vergi dairesinde o zamana dair vergi mükellefi olduğunu ispatlayıp itiraz edemezmiyiz? Nasıl bir yol izlememiz gerekiyor, bu konuda bilgisisiz bizi yönlendirebilirseniz çok sevinirim. Oluşturulma Tarihi Haziran 04, 2018 0922Geriye dönük borçlanma imkanıyla hiçbir sigorta sicili olmayan esnaf, 8 yıl erken emekli önce oda ve vergi kaydı olanların SGK tarafından otomatik olarak sigortalı olması gerekiyordu. 2000 ve 2008'de çıkan yasalar bu kişilerin geriye dönük borçlanmasını ortadan kaldırdı. Bu hakların geri alındığı Yargıtay kararları mevcut. Siz de bu yolla hakkınızı arayabilirsiniz. Bu konuda yasal bir çalışmanın yapıldığı da gelen bilgiler İSTİSNALAR VAR4 Ekim 2000'den önce 'bir gün dahi' Bağ-Kur tescili olan esnaf, 20 Nisan 1982'ye kadar tescilini geriye götürebilir. Yeter ki sigorta tescili olduktan sonraki dönemlerle ilgili vergi kaydı veya şirket ortaklığı olsun. Oda kaydı olanlar da sigortasını 22 Mart 1985'e kadar çekebilir. 4 Ekim 2000'den sonra Bağ-Kur tescili olanlar 2000 öncesi GÖTÜRÜR2000'den önce esnaf olduğu halde, 4 Ekim 2000'e kadar Bağ-Kur'a kayıt ve tescilini yaptırmayanların sigorta hak ve yükümlülüğü, 4 Ekim 2000'den itibaren başlatılıyor. 1 Ekim 2008'den önce Bağ-Kur tescili olanlar da 4 Ekim 2000'e kadarki sürede vergi mükellefi veya odaya kayıtlı ise Bağ-Kur'unu geriye götürebilir. Bağ-Kur'u silinmişse de aktif hale getirilebilir. Bu tarihlerde tescil yaptırmayanlar için ise son şans 1 Ekim HAKKI SAĞLANMALITürkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, konuyla ilgili yaptığı açıklamada emeklilik yaşı gelen ancak 2000 yılından önce Bağ-Kur'a kayıt yaptırmayan esnafın oda ve vergi kayıtlarının dikkate alınmasını istedi. Çok sayıda esnafın, daha önce sağlanan geriye dönük borçlanma imkanından ekonomik sorunları nedeniyle faydalanamadığını belirten Palandöken, şunları kaydetti “Esnafın gözü kulağı, vergi ve oda kaydı dikkate alınarak geriye dönük borçlanma hakkı sağlayacak yeni bir yasal düzenlemede. Emeklilik yaşı gelen ancak 2000 yılından önce Bağ-Kur'a kayıt yaptırmayan esnafın oda ve vergi kayıtları dikkate alınsın.”KİMLERİ KAPSIYOR?Şu ana kadar hiçbir Bağ-Kur kaydı olmayan esnaf ve sanatkarlar, vergi ve oda kaydıyla 1 Ekim 2008'den başlamak koşuluyla sigortalı olabilir. Diğer bir deyişle bugün itibarıyla yaklaşık 8 yıl kazanması mümkün. Örneğin 1 Mayıs 2005'te vergi mükellefi olarak kasaplığa başlayan ve vergi kaydı devam eden Enes Bey, bugüne kadar Bağ-Kur kayıt ve tescil yaptırmadıysa, SGK'ya başvurduğunda 1 Ekim 2008'den itibaren sigortalı E-Yaklaşım / Mayıs 2015 / Sayı 269 I- GİRİŞ Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması olan kişiler, 5510 sayılı yasanın bütün hükümleriyle birlikte yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008 tarihinden önce Bağ-Kur sigortalısı olarak adlandırılmakta ilen, 1 Ekim 2008’den sonra 5510 sayılı yasa kapsamında 4/1-b sigortalısı olarak adlandırılmaya başlamışlardır. Gerek 1 Ekim 2008’den önce gerekse 1 Ekim 2008’den sonra, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların sigortalılıkları, SGK dışında tutulan kurum ve kuruluşlardaki kayıt ve belgelere göre tespit edilmektedir. Söz edilen bu kurum ve kuruluşlar, vergi daireleri, sicil müdürlükleri, kooperatifler, ziraat odaları vb. yerlerdir. Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaktan dolayı sigortalı olanlar, SGK tarafından sigortalılığa esas olan kayıt ve belgeler var olup devam ettiği sürece, fiilen çalışmanın var olup olmadığına bakılmadan, sigortalılıkları da devam etmekte ve bu nedenle, 4/1-b sigortalılarına prim borcu çıkarılmaktadır. Bu makale çalışmamızda, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı Bağ-Kur veya 4/1-b sigortalısı olan kişilerin vergi kaydı kapandıktan sonra, ticaret sicildeki kayıtlarının devam etmesi nedeniyle, prim borcu çıkarılamayacağını, örnek Yargıtay kararıyla açıklamaya çalışacağız. II- TİCARET SİCİL KAYITLARIYLA İLGİLİ SGK MEVZUATI Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı sigortalı olan kişilerin hangi kayıt ve belgelere göre sigortalı olacakları ve sigortalılık koşullarına ilişkin diğer hükümler, 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden önce, 1479 sayılı esnaf Bağ-Kur yasasının 24 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Mülga 1479 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri ile Bağ-Kur tarafından çıkarılan ikincil yönetmelik veya genelge gibi mevzuatlarda, vergi kaydıyla birlikte ticaret sicil kaydı da olan sigortalıların, vergi kaydı sona erse bile, ticaret sicil kayıtları devam ettiği müddetçe, sigortalılıklarının da devam ettirilmesi ve prim borcu çıkarılması şeklinde düzenlemeler yapılmıştı. 5510 sayılı yasanın bütün hükümleriyle birlikte yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008’den sonra, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların 4/1-b sigortalılıklarında, hangi kayıt ve belgelerin kullanılacağı, 5510 sayılı yasanın 7 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 5510 sayılı yasanın bahse konu maddelerine göre, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlardan vergi mükellefi olanların mükellefiyetinin başlangıcından itibaren sigortalılıklarının başlayacağı, mükellefiyetin terk tarihinden sonra sigortalılığın sona ereceği, şirket ortaklarının ise, ticaret sicile kayıtla birlikte 4/1-b sigortalılıklarının da başlayacağı hüküm altına alınmıştır. Anlaşılacağı üzere, 5510 sayılı yasaya göre, şirket ortaklarının sigortalılıklarında SGK, hem şirketin vergi kaydını aramakta hem de şirketin ticaret sicildeki kaydının devam etme koşulunu aramaktadır. Buna göre, şirketin vergi kaydı kapansa bile, ticaret sicildeki kayıt devam ediyorsa, şirket ortağına prim borcu çıkarmaktadır. 1 Ekim 2008’den önceki Bağ-Kur uygulamalarında ise, Bağ-Kur sigortalısı olan kişinin, şirket ortağı olup olmadığına bakılmaksızın, ticaret sicildeki kayıt devam ediyorsa, vergi kaydının devam edip etmediğine bakılmaksızın, sigortalıya, ticaret sicildeki kaydı devam ettiği sürece prim borcu çıkarılmaktaydı. III- YARGITAY VERGİ KAYDI KAPANAN ESNAFA TİCARET SİCİLDEN DOLAYI PRİM BORCU ÇIKARILMAZ DEDİ Yazımının üstteki bölümünde de belirttiğimiz gibi, SGK, 4/b sigortalılığının devam edip etmeyeceğine, ancak, sigortalılığa esas kayıtların devam edip etmemesi göre karar vermektedir. Yani, SGK, bir şahıs firmasının veya şirketin vergi kaydı kapansa bile, ticaret sicildeki kaydı devam ediyorsa, fiili çalışmanın varlığına bakmadan, sadece görünürdeki ve belge düzeyindeki kayda itibar ederek, sigortalılığı devam ettirmekte ve vatandaşa prim borcu çıkarmaktadır. Ancak, konuyla ilgili Yargıtay kararlarına baktığımızda, Yargıtay, 4/b sigortalılığının devamı için önemli olan unsurun, kayıt ve belgeden ziyade, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun eylemli olarak gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Eğer, kanunda aranan kayıtlar ticaret sicil vb. olsa bile, kişi, işyerini kapatmışsa ve sigortalı sayılmayı gerektiren faaliyeti yapmıyorsa, sigortalılığının devam etmeyeceğine ve bu durumdaki kişiye prim borcu çıkartılamayacağı şeklinde kararlar vermektedir. Şimdi konuyla ilgili bir adet örnek Yargıtay kararını okurlarla paylaşalım. Yargıtay 10 Hukuk Dairesinin 2013/11963 E. 2014/13969 K. sayılı ve günlü ilamında özetle; “Dava ve Karar Dava, tarihinden sonra 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi İbrahim Akkurt tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İnceleme konusu olayda; 1984 yılında verilen işe giriş bildirgesi ile “Triko” faaliyetine ve vergi kaydına dayalı olarak tarihli tescille başlayan Bağ- Kur sigortalılığı tarihinde Kuruma verilen İB Terk formu ile itibariyle sigortalılık sonlandırılmış; tarihinde Kuruma verilen dilekçe ile arası ödenen primlerin bağımsız çalışma bulunmadığından en azından isteğe bağlı olarak değerlendirilmesini talep etmesi üzerine tarihi itibari ile isteğe bağlı sigortalılık başlatılmış, yine davacının tarihi itibari ile SSK’lı çalışma faaliyeti üzerine tarihi itibari ile isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığı sonlandırılmıştır. Öte yandan tarihleri arasında SSK’lı çalışmıştır. Ancak bilahare davacının 1984 tarihinden itibaren kollektif şirket ortaklığı bulunduğunun anlaşılması üzerine davacının Bağ-Kur sigortalılık süresi – olarak yeniden değerlendirilmesi üzerine iş bu eldeki dava açılmıştır. Davacı 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalılığına esas vergi kaydının itibari ile son bulduğunu, Ticaret Sicili kaydında kollektif şirket ortaklığına dayanan kaydın sehven açık kalması nedeni ile tarihine kadar Bağ-Kur sigortalısı sayılmasının haksız olduğunu beyanla tarihinden sonrasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının olmadığının tespitini istemektedir. Davanın yasal dayanağı olan ve tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24 ve 25. maddelerinde kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan Kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler, meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren zorunlu sigortalı sayılmış iken, anılan maddelerde 2229 sayılı Kanun ile yapılan ve tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, kendi adına ve hesabına çalışma olgusu sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir. Daha sonra, Kanunun tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24 üncü maddesinin 1 numaralı bendinin a ve h fıkralarında, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların zorunlu sigortalı kabul edilebilmesi için, esnaf ve sanatkârlar gibi ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar yönünden vergi kaydı, gelir vergisinden muaf olanlar yönünden kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı bulunma koşulu getirilmiş; anılan madde tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla bir kez daha değiştirilip kapsam genişletilerek, gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar vergi kaydı bulunanlar veya esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı bulunanlar ya da kanunla kurulu meslek kuruluşunda usulüne uygun kaydı olanlar zorunlu sigortalı olarak kabul edilmiş, anılan düzenleme 4956 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihine kadar geçerliliğini korumuştur. Sigortalılık niteliğinin varlığı sorunu da, anılan düzenleme doğrultusunda çözümlenmelidir. Belirtmek gerekirse anılan düzenlemenin açıkça değindiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma” olgusunun varlığı zorunlu ve asli unsur olup, vergi dairesine, meslek kuruluşuna ve Esnaf Sanatkar Sicil Memurluğuna kayıtlı olmak; anılan çalışmayı doğrulayan bir şekil şartından ibaret olduğu cihetle aksinin kanıtlanması olanaklıdır. Diğer bir anlatımla, bu gibilerin mesleki faaliyetlerine son verdiklerinin kanıtlanması halinde, artık somut bir çalışmaya dayanmayan, soyut ve sadece evrak üzerindeki oda/vergi/Esnaf Sicil Memurluğu kaydına itibar edilerek kişiyi sigortalı saymak, Kanunun amacına aykırı olacağı açıktır. 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun gün ve 5458 sayılı Kanunu 13. maddesi ile değişik Ek 19. maddesi ile, 5510 sayılı Kanuna 5754 sayılı Kanun ile eklenen geçici 17. maddelerine göre; Bağ-Kur’a kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanlar ile, beş yıl ve daha fazla süre prim ödemeyenlerin sigortalılıkları; prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının sigortalılığı ise, tescil tarihi itibariyle durdurulur, prim borcuna ait süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez, bu sürelere ilişkin prim tutarlarına Kurum alacakları arasında yer verilmezYHGK Tarih ve 2006/21-485-483 sayılı kararı. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde mahkemece Kurumun sigortalılık işlemine esas davacının ortağı olduğu iddia edilen kollektif şirkete ilişkin tüm ticaret sicili kayıtlarının celbi sağlanmalı, davacının bu şirketteki ortaklık durum ve süresi belirlenmeli, vergi dairesinden getirilecek kayıtlarda anılan şirketin faaliyet durumu belirlenmeli, davacının geçerli bir ortaklık kaydının bulunup bulunmadığı irdelenmelidir. Bu belirlemeler yapıldıktan sonra 1479 Bağ-Kur sigortalılığına esas geçerli bir kollektif şirket ortaklığının mevcut olması halinde, 1479 sayılı Yasanın ek 19. maddesi de gözetilerek 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının sona erip ermediği konusunda irdeleme yapılmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresi tespit edildikten sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulü yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Sonuç Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, gününde oybirliğiyle, karar verildi.” Denilmiştir. IV- SONUÇ SGK, vergi kaydı kapanan 4/b Bağ-Kur sigortalılarının, ticaret sicildeki kayıtları devam ediyorsa, bu kişilerin sigortalılıklarını da devam ettirmekte ve bu kişilere yersiz prim borcu çıkarmaktadır. Bu konudaki Yargıtay kararları ise, vergi kaydı kapanan şahıs firmasının veya şirket ortağının, vergi terkinden sonra herhangi bir ticari faaliyeti yoksa, bu kişilere sırf ticaret sicildeki kayıttan dolayı, sigortalı sayılamayacağı ve prim borcu çıkartılamayacağı şeklindedir. Bu nedenle, okurlarımızdan, vergi kaydı kapandığı halde, sadece ticaret sicildeki devam eden kayıttan dolayı, SGK tarafından sigortalılığı devam ettirilip prim borcu çıkarılanlara, iş mahkemelerinde, SGK aleyhine dava açıp, sigortalılık süresini ve prim borcunu iptal ettirebileceklerini önemle hatırlatmak isteriz. Bu sayede, yüklü miktardaki yersiz prim borcundan kurtulmuş olacaklardır. ________________ * Sosyal Güvenlik Uzmanı Yazarlar DERDA AKCAN’ Previous Post GENELYENİ TÜRK TİCARET KANUNUNA GÖRE ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU YAPISI Next Post GENELTevkifat İşlemlerinde KDV İadesi-II Vergi beyanı, Vergi/SGK ve BAĞ-KUR ödemelerinin üç aylık dönem açısından uzaması sadece mücbir sebebe giren mükellefleri kapsıyorsa gelir vergisi mükellefi olan kim varsa istisnasız bu kapsama giriyor mu? Gelir vergisi mükelleflerinin tamamı mücbir sebep kapsamında olduğu için ertelemeye tabidir. VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ SIRA NO 518’de göremedim, Anonim Şirket YK Başkanı 65 yaş üstü ve şirketi açamıyor. Mücbir sebep kapsamında değil şirket. Beyannamesini veremiyoruz. AŞ’lerde mücbir kapsama girebilir mi? KV mükelleflerinin TÜZEL KİŞİLİĞİ mücbir sebep kapsamındadır. Ortağının yaşı bu kapsamda değildir. Kaynak İSMMMO Yasal Uyarı Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir. Bağ-Kur’lı olanların SSK’da çalışması mümkündür. Buna göre 5510 sayılı olan kanunun 53. Maddesine göre sigortalı olan kişinin. 4. Maddenin birinci fıkrasına göre işyeri olan kişiler, farklı bir işyerinde işçi olarak da çalışması mümkündür. Buna göre Bağ-Kur’lu olan vatandaşlar, SSK’lı olarak çalıştıklarında Bağ-Kur ve SSK’dan prim ödemesi yapabilir ancak bu ödemeler yalnızca SSK üzerinde birikmektedir. Buna göre Bağ-Kur’lu olan kişiler, SSK’lı işe girdiğinde Bağ-Kur’u durdurulmaktadır. Bu noktada SSK tarafından ödenen primler ise kişinin Bağ-Kur borcuna transfer edilmektedir. İşyeri Sahibi Başka Yerde Çalışabilir mi? İşyeri sahiplerinin SSK’lı olarak çalışması mümkündür. İşyeri sahipleri esnaf kapsamında 4B Bağ-Kur’lu olarak sigorta hizmetlerinden faydalanmaktadır. Bu kişiler hem işyeri sahibi olup hem de SSK’lı olarak da çalışabilmektedir. Ancak iki alandan da yatan sigorta primleri yalnızca bir alanda birikmektedir. Buna göre 5510 sayılı kanunun 53. Maddesine göre başka bir yerde çalışmaya başlayan vatandaşların bu durumu yazılı olan bildirmesi gerekmektedir. Hem SSK hem de Bağ-Kur tarafından prim ödenen vatandaşlar, daha yüksek emekli maaşı almaktadır. Öte yandan Bağ-Kur’a borcu olan kişilerin eş zamanlı olarak SSK kapsamında çalışmaya başlaması halinde, bir ayın tamamlanmasından sonra sağlık hizmetlerinden de faydalanmaya başlamaktadır. Sigortalı olan kişilerin 4A ve 4B kapsamında çalışması durumunda 2011 tarihinden önce sigortalılık geçerli olarak kabul edilmektedir. İşyeri Sahipleri SSK’lı Olabilir mi? İşyeri olanların SSK’lı olması söz konusudur. İşyeri sahibi olan Bağ-Kur’lu esnaf kişiler, aynı anda farklı bir işyerinde işçi olarak da görev alabilir. Bu durumda kişinin Bağ-Kur ödemeleri durarak SSK primleri yatmaktadır. Bu noktada kişi primlerinin tek bir alanda birikmesini de isteyebilir. Bu durumda kişi emekli olduğunda, yatan çift prim de dikkate alınarak daha yüksek emekli maaşı ödemesi yapılacaktır. Öte yandan 4A ve 4B sigortalılığa tabi olunması durumunda 4A sigortalılık geçerli kabul edilir. Buna göre 4B kapsamında sigortası olan 4A kapsamında sigorta olunmasından bir gün öncesinde durmaktadır. Öte yandan aynı kanunda sigortalının talebine göre 4A ve 4B kapsamında sigortalı olmak da mümkündür. Bu noktada 4A ve 4B kapsamında ödenecek primlerin toplamı ise prime esas kazancın üzerindeki sınırını geçemez. SSK Başlayınca Bağkur İptal Olur mu? SSK’nın başlamasıyla Bağ-Kur’un iptali kısa sürede gerçekleşmektedir. Bağ-Kur’lu olan vatandaşların SSK’lı bir işe girmesi durumunda Bağ-Kur ödemeleri durmaktadır. Ancak vatandaşlar iki taraftan da prim ödemesi talep ederse, bu durum da kabul edilmektedir. Fakat 4A ve 4B kapsamında ödenecek olan primlerin toplamı ise prime esas kazancın üst sınırından daha fazla olamaz. Buna göre 2011 tarihinden önce 4B sigortası geçerli olan vatandaşların 4A kapsamında sigortası olması durumunda 4A primleri iptal edilerek 4B prim borcuna eklenmektedir. Buna göre 4B kapsamında borcu olmayan kişilerin ödenmiş olan primleri ise kişilere de iade edilmektedir. Basit Usul Vergi Mükellefi SSK’lı Olabilir mi? Basit usul vergi mükelleflerinin SSK’lı olması mümkün olmaktadır. Bağ-Kur kapsamında çalışan iş yeri sahiplerinin SSK’lı olarak işe girmesi durumunda Bağ-Kur primleri durmaktadır. Bağ-Kur primleri ve SSK primlerinin aynı anda ödenmesini talep eden vatandaşlarının bu konuda başvuru yapması gerekmektedir. Başvuru yapan kişilerin Bağ-Kur borcu varsa, SSK tarafından ödenen primler, Bağ-Kur borçlarını kapatacak şekilde diğer tarafa aktarılmaktadır. Eğer vatandaşın herhangi bir Bağ-Kur borcu yoksa, bu prim ödemeleri kişi SSK’dan çıktığında geri iade edilmektedir. İşyeri Açan Bağ-Kur’lu Olmak Zorunda mı? İşyeri sahiplerinin Bağ-Kur’lu olması zorunludur. Bağ-Kur’lu olmak zorunda olan kişiler 5510 sayılı kanunun 4/1b maddesine göre düzenlenmiştir. Bağ-Kur’lu olmak zorunda olan kişiler ise Köy ve mahalle muhtarları, Kendi hesabına çalışan ve vergiye tabi olan kişiler, Gelir vergisinden muaf olan esnaflar, Esnaf ve sanatkarlar odasında kayıtlı olan kişiler, Tarımsal çalışmaları olan kişiler, Kollektif şirket ortakları Bağ-Kur’lu olmak zorundadır. Sigorta primi ödememiş olan kişiler ve Bağ-Kur’a kayıtlı olmayan kişilerin sağlık hizmetlerinden faydalanması mümkün değildir. Bağ-Kur’lu olmayan kişilerin gelecek dönemde emekli olma şansları da bulunmamaktadır. Bu kişilerin sosyal güvenlik kurumlarına Sigortalılık Muafiyet Belgesi vermesi gerekmektedir. Bağ-Kur’lı İşkur’a Başvurabilir mi? Bağ-Kur’lu kişilerin İşkur’a başvurması günümüzün tartışmalı konusu olmaya devam etmektedir. Buna göre 6824 sayılı olan Torba kanun kapsamı ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası kanununa eklenen düzenlemeler ile durum kesinleştirilmiştir. Bağ-Kur’lu olan kişilerin İşkur’a başvurması mümkündür. Ancak bu hizmetten faydalanamayacak kişiler ise Ticari kazanç ya da serbest meslek kazancı sebebiyle gerçek ya da basit usulde gelir vergisi mükellefi olan kişiler faydalanamaz. Gelir vergisinden muaf olan esnaf ve sanatkar sicilinde kayıtlı olan kişiler bu hizmetten faydalanamaz. Şirket ortakları bu hizmetten faydalanamaz. İsteğe bağlı sigortalılar bu hizmetten faydalanmaz. Köy ve mahalle muhtarları bu hizmetten faydalanamaz. Tarımsal faaliyette bulunan kişiler tarım Bağ-Kur sigortalısı olan kişiler İşkur’a başvuru yapamaz. Esnaf Ahilik Sandığı sigortalı olan kişiler için sigortalı durumunun sona ermesinden ve sigorta çıkışı verilmesinden önceki son 120 gün sürekli çalışmış olan vatandaşların, sigorta çıkışının verildiği tarihten geriye doğru son üç sene içerisinde de işsizlik maaşı ödenmektedir. 600 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olan Bağ-Kur’lu vatandaşlara 180 gün boyunca işsizlik maaşı ödenmektedir. 900 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olan Bağ-Kur’lu vatandaşlara 240 gün boyunca işsizlik maaşı ödenmektedir. 1080 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olan Bağ-Kur’lu vatandaşlara 300 gün boyunca işsizlik maaşı ödenmektedir. Bağ-Kur Borcu Olan SSK’dan Faydalanabilir mi? Bağ-Kur borcu olanların SSK’lı olması mümkündür. Kendi işyeri olan ya da Bağ-Kur’a bağlı olarak çalışan kişilerin farklı bir işyerinde işe girerek SSK’lı olması durumunda, ödenen primler Bağ-Kur borçlarına aktarılmaktadır. Buna göre Bağ-Kur’lu olan kişi, SSK kapsamında çalışmaya başladığında Bağ-Kur ödemeleri durmaktadır. Ancak SSK primleri, vatandaşın prim borçlarına aktarılmaktadır. Özellikle kendi hesabına işyeri sahiplerinin başka bir işyerinde çalışması halinde bu durum avantajlı olmaktadır. İşyeri açan kişiler, gelir vergisi ödeyecekleri için Bağ-Kur’lu olarak çalışmak durumundadır. Buna göre Bağ-Kur’lu olan kişilerin SSK’dan faydalanması mümkündür. Bağ-Kur’lu Olmanın Avantajları Nelerdir? Bağ-Kur’lu olmanın avantajları başında ise sağlık hizmetlerinden yüzde 20’lik ödeme yaparak faydalanmaktadır. Bu sayede yüksek ücreti olan ilaçları çok daha düşük rakamlarla elde edebilmektedir. Özellikle ödeme basamağının yükselmesi durumunda Bağ-Kur’a giriş tarihine göre yüksek emekli maaşı ödemeleri de alınmaktadır. Vatandaşların Bağ-Kur’lu olabilmesi için iş sağlığı ve güvenliğinden faydalanamıyor olması gerekmektedir. Öte yandan işveren tarafından sosyal güvenlik kurumuna sigorta priminin ödenmiyor olması da önem teşkil etmektedir. Bağ-Kur’lulara sağlanan hizmetler ise Esnaf Ahilik Sandığı işsizlik maaşı ödeneği. Ödenek alınan süre boyunca genel sağlık sigortasından yararlanma. Yeni bir iş bulma. Aktif işgücü hizmetleri kapsamında kurs ve programlar olmaktadır. Kadınlar Çalışmadan Nasıl Emekli Olur? Emeklilik Dilekçesi Verdikten Sonra Ne Zaman Maaş Bağlanır ? Kıdem Tazminatı Nedir, Kimlere Verilir? 12 yıldır SGK , SSK ve Emeklilik konuları ile ilgili içerik yazmaktayım. Yetkin olduğum konular ile ilgili kullanıcılarını bilgilendirme çabası içerisindeyim.

geçmişte vergi mükellefi olup bağ kur kaydı yapılmayanların durumu 2016